İKLİM HABERCİLİĞİNE YENİ BAKIŞ: FELAKET HABERCİLİĞİ DEĞİL, İKLİM HABERCİLİĞİ

İKLİM HABERCİLİĞİNE YENİ BAKIŞ: FELAKET HABERCİLİĞİ DEĞİL, İKLİM HABERCİLİĞİ
 
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından İstanbul'da düzenlenen İklim Haberciliği Konferansı devam ediyor. 29 Eylül 2026 Salı günü The Marmara Taksim Hotel’de başlayan konferansta iklim değişikliğinin nedenleri ve sonuçlarından enerji ve ekonomiye, sağlıktan iklim politikalarına, COP sürecinden kaynak, veri ve doğrulamaya kadar pek çok konu gazetecilik açısından ele alınırken, dokuz oturumdan oluşan konferansta iklim krizinin boyutu, alınacak önlemler ve iklim haberciliği ele alındı.
Konferans TGC Başkanı Vahap Munyar’ın açılış konuşmasıyla başladı. Gazeteciliğin bugün karşı karşıya olduğu yeni sorunları; dijital medya, dron haberciliği, yapay zekâ, haber güvenilirliği ve iklim krizi gibi başlıkları meslektaşlarıyla birlikte ele aldıklarını belirten Munyar, Türkiye'de, kuraklık, su kaynaklarının azalması, orman yangınları, aşırı sıcaklar, seller, taşkınlar ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlar gibi iklim krizinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiğini söyledi
Suya, gıdaya, tarıma, enerjiye, kent yaşamına, sağlığa ve ekonomiye doğrudan etkileri bulunan iklim değişikliğinin önemine de değinen Başkan Munyar, "Gazeteci, iklim krizini yalnızca bir felaket yaşandığında haber yapan kişi olmamalı. Sorunun nedenlerini, bilimsel verileri ve alınması gereken önlemleri de kamuoyuna anlatmalı. Gazetecilik burada yalnızca yaşananı aktarmakla sınırlı değil. Kamu kurumlarının aldığı kararları, uygulanan politikaları, verilen sözleri ve yapılan yatırımları takip etmek; gerektiğinde soru sormak da gazetecinin görevi. Bildiğiniz gibi savaşların da çevreye ve iklime ağır maliyetleri var" diyerek, Gazze'deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda 262 basın mensubunun hayatını kaybettiğini, 433'ten fazlasının yaralandığı belirtti.
 
BAĞIMSIZ GAZETECİLİK        Konferansın düzenlenme amacı hakkında bilgi veren TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş de “iklim haberciliğinde uzmanlaşmaya ihtiyacımız var” diye başladığı konuşmasında, çevrenin korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda toplumu bilinçlendirmek, çözüm konusunda bilgilendirici yayınlar yapmak, iktidarları uyarmak ve denetlemek de gazetecinin görevleri arasında gösterildiğini hatırlatarak, iklim haberciliğinin aynı zamanda bağımsız gazetecilik meselesi olduğuna dikkat çekti.
 
ÇİZGİYİ AŞMAMAK          Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı İhsan Yılmaz’ın moderatörlüğündeki oturumda Deutsche Welle (DW) Türkçe Muhabiri Serkan Ocak ile Ekonomi Gazetesi Yazarı Didem Eryar Ünlü konuşmacı olarak yer aldı. DW Türkçe muhabiri Serkan Ocak, uzun yıllardır çevre ve iklim haberciliği yaptığını ifade ederek, "Sadece felaketleri duyurmak yeterli değil, çözümleri de kamuoyuna aktarmalıyız. Gazeteci ile Aktivist arasındaki ayrımı farkında olmalıyız. Çünkü gazeteci sorar, araştırır, doğrular, hesap sorar. Aktivist savunur, kampanya yürütür, harekete geçirir. İkisi de değerli olabilir. Ama aynı şey değildir. Ayrıca haberlerimizi yaparken mağduru suçlamaktan kaçınmalıyız. İnsanların acılarını haberleştirirken, göstermek ile sömürmek arasındaki çizgiyi geçmemeliyiz” dedi.
ÖLÇÜLEBİLİR VERİLER          İklim haberciliğinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini belirten Ekonomi Gazetesi Yazarı Didem Eryar Ünlü de konuşmasında şunları söyledi: “Kaynaklar tükendi, enerji maliyetleri arttı, tüketicinin beklentileri arttı. Toplumu yok sayarak büyümenin olmayacağı anlaşıldı. Bu da iş dünyasında dönüşüme yol açtı. Aşırı sıcaklar sağlık sorunu değil sadece, verimlilik, istihdam kaybı anlamına geliyor. Yaşanan dönüşüm ekonomiyle iç içe. Bizim burada yapmamız gereken iklim sorununu teknik taraftan çıkarıp günlük hayatımıza nasıl yansıdığını ortaya koymamız. Bir ton karbonun ne anlamına geldiğini anlatmak, yarım derece ısınmanın ne anlama geldiğini anlatmak. Markete nasıl yansıdığını anlatabilmeliyiz. Felaket haberciliği yapmamalıyız. Şirketlerin söylediğini birebir yazmamalıyız. Reklam ya da halkla ilişkiler yapmamalıyız. Ölçülebilir verilere bakmalıyız. Şirketler sözünü tutuyor mu ona bakmalıyız. Doğru ve şeffaf kaynaklara ulaşmalıyız.”
Medyascope Haber Müdürü ve TGC Yönetim Kurulu Üyesi Göksel Göksu’nun moderatörlüğünü yaptığı oturumda ise Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş ile İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi, İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Önol konuştu.
Çok boyutlu bir krizle karşı karşıya olduğumuz bir dönemde ısınan yerkürenin alarm verdiğini aktaran uzmanlar, iklim sisteminde geri dönülmesi çok zor bir eşiğe doğru yaklaşıldığına, iklim krizi yalnızca bir çevre meselesi değil, aynı zamanda ekonomi, sağlık, gıda, göç ve adalet meselesi olduğuna dikkat çekti. Bilim insanları ayrıca, kaynakların iyi kullanılmasını da önerdi. 
YETERSİZ ALTYAPI           İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi, İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Önol, iklim krizinin karar vericiler tarafından yeterince farkında olunmadığına değinerek, “İklim değişikliğinin aşırı yağışlar, sıcak hava dalgaları gibi insanı çok ciddi etkileyen olaylar yaratacağını, gelecekte giderek bu olayların şiddetleneceğini bilmemiz lazım. Ekstrem hava olayları giderek şiddetlenecek. Şehirlerin alt yapısı maalesef yetersiz. Biz deprem olduktan, sel olduktan sonra genelde yönetmeye çalışıyoruz. Olmadan önce yönetimsel aksiyon almalıyız. Kaynaklarımızı iyi kullanmalı, felaket olmadan önce harcamalıyız, biz afetler olduktan sonra harcama yapıyoruz” dedi.
İki gün süren konferansta; SHURA Enerji Dönüşüm Merkezi’nden Hasan Aksoy, EMBER’den Ufuk Alparslan da sunum yaptı. Uzmanlar, rüzgar ve güneş enerjilerinin en ucuz ve temiz enerji kaynakları olmasından dolayı tercih edilmeleri gerektiğini ifade etti.
Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan, Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği’nden (SEFİA) Bengisu Özenç ve Mekanda Adalet Derneği’nden Hülya Çeşmeci'nin de konuşmacı olarak katıldığı konferansta, önlem alınmaması halinde gezegenimizde yaşamı 2100’den sonra göremeyeceğiz ifade edilerek, "Türkiye bu süreçte vakit kaybediyor. Çok fazla zamanımız yok” denildi. 
SAĞLIK YÜKÜ         Konferansa katkı veren Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Gamze Varol, Temiz Hava Hakkı Platformu’ndan Doç. Dr. Melike Yavuz, Diken İnternet Sitesi Sağlık Muhabiri Mesude Demir ile Eğitim ve Sağlık Muhabirleri Derneği Başkanı Ayşegül Atakan da, aşırı sıcaklıklar ve diğer hava olayları, hava kirliliği, su ve gıda güvensizliğinin mevcut hastalıkları ağırlaştırabildiği ve yeni sağlık tehditlerinin ortaya çıkabileceğine işaret etti. 
Image

GÜNEY RÜZGARI YAYINCILIK TANITIM
Tel. : (326) 214 86 49
GSM : (532) 473 31 41
Güllübahçe Mah. Silahlı Kuvvetler Caddesi No: 28/A-1 Antakya/HATAY

HATAY

Hava Durumu Veri Kaynağı: weather forecast Samandag 30 days