Suriye’de uzun süreden beri Alevilere yönelik devam eden katliamlara son verilmesi için Suriye sınırına sıfır mesafeden dünya kamuoyuna çağrıda bulunan Hatay Emek Barış Demokrasi Bileşenleri ile birlikte Alevi örgütleri, Hatay’ın Yayladağı Sınır Kapısı önünden Arapça ve Türkçe sloganlar atarak, soykırıma son verilmesini istedi.

Tütsü kokuları gölgesinde “Suriye’deki Soykırımı Durdurun” ve “Savaşa, Mezhepçi Nefrete ve Soykırım Politikalarına Son Verilsin’ pankartları önünde basın açıklaması yapan Alevi dernekleri, katliamların durdurulması için uluslararası insan hakları savunucularına çağrı yaptı.

“Katil Colani Yargılansın’ sloganlarının atıldığı basın açıklamasına; CHP PM Üyesi Nihat Dağ, Hatay Milletvekilleri Mehmet Güzelmansur, Nermin Yıldırım Kara, Servet Mullaoğlu, Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, DEM İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Defne Belediye Başkanı H. İbrahim Özgün, Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçin, Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Demokrat Alevi Dernekleri Genel Başkanı Zeynel Kete, Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği Başkanı Hamit Karaoğulları, STK temsilcileri ve yurttaşlar katıldı.

Adana, Mersin, Hatay’dan gelen barış yanlısı Alevilerin buluşmasında insani koridorun açılmasının önemine vurgu yapan katılımcılar, köylerin basıldığını, sivillerin infaz edildiğini, kadın ve çocukların kaçırıldığını, cinsel saldırıya uğrayıp katledildiğini ifade ederek, yakın zamanda da Alevilere ait ibadethanelerin bombalandığını, ev ve araçların yağmalandığına da değindi.
Hatay Emek Barış Demokrasi Bileşenleri olarak, Suriye’deki Alevi soykırımını engellemek ve gündem oluşturmak adına bir araya geldiklerini ifade ederek, “Bu saldırılar bir çatışma değil, belirli bir inancı ve halkı hedef alan planlı ve sistematik bir yok etme politikasıdır. Ancak sesimizi duymak istemeyenler var. Bunu duymayanları biz asla affetmeyeceğiz ve unutmayacağız. Soykırımı duymayanlar bu katliamların ortaklarındandır. Katillerden hesap soruluncaya kadar mücadele edeceğiz” diyerek, acil yardım çağrısı ile birlikte sınır kapısının açılmasını önerdi.

SINIR KAPISI AÇILSIN Tarih boyunca Alevilere yönelik katliamların hatırlatıldığı buluşmada, yaşananların Maraş ve Çorum olaylarından farksız olduğuna da işaret edildi. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Suriye’de soykırım yapanlar bu topraklara yetiştirildi, beslendi ve destekleniyorlar. Bugün Suriye’de Alevilerin katledilmesine sessiz kalanlar, bu topraklarda yüzyıllardır Alevileri yok saydılar, inkar ettiler, katliam yaptılar” diyerek, hükümete de şöyle seslendi: “Türkiye’nin, Avrupa’nın dört bir yanına, Birleşmiş Milletler’e, uluslararası insan hakları örgütlerine Suriye’de yaşanan vahşetin durdurulması gerektiğini, Colani ve ekibinin katil olduğunu söyledik ve söylemeye devam edeceğiz. Buradan hükümete tekrar sesleniyoruz; sizin bu topraklarda beslediğiniz, yetiştirdiğiniz, eğittikleriniz bugün Suriye’de canlarınızı katlediyorlar. Colani ve sürüsüne dur demiyorsanız onların birer ortağısınız demektir. Bu sınır kapısının açılmasını, insani yardım koridorunun açılmasını talep ediyoruz.”
SUÇLULAR YARGILANSIN Yaşanan katliamlara tepki gösteren CHP Parti Meclis üyesi Nihat Dağ da konuşmasında, Suriye’deki soykırımı görmezden gelenleri eleştirerek, soykırım yapanların ülkemizde polislerimizi şehit edenler olduğunu belirterek, katliamın durdurulması için uluslararası bir mekanizma kurulmasını ve suçluların yargılanmasını istedi.

Demokrat Alevi Dernekleri (DAD) Genel Başkanı Zeynel Kete de Suriye’deki Alevi canların soykırıma uğramasına razı olamayacaklarını belirterek, “Bu topraklarda barış olsun istiyorsanız sınır kapısını açın ve bu katliamları durdurun. Ne kadar çok barış olursa, o kadar birlik ve dirlik olur” ifadesini kullandı.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat da tarih boyunca Alevi katliamlarını anımsatarak, bir araya gelemeyen Alevileri eleştirdi.

DİRENİŞİ BÜYÜTECEĞİZ Suriye’de 10 yılı aşkın Hıristiyan ve Dürzilerle birlikte Alevilere yönelik saldırıları hatırlatan Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay da 2018’den bugüne kadar ülkemizde de terörist olarak kabul edilen bir örgütün Suriye’yi yönettiğini ifade etti ve uluslararası örgütleri göreve çağırdı. Başkan Karaçay, “Bizler bu soykırıma karşı mücadelemizi büyüteceğiz. Unutmayacağız ve unutturmayacağız” dedi.
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Mert Titiz de “Suriye’de yaşanan soykırıma karşı ülkenin demokratları, devrimcileri, sosyalistleri, komünistleri, Alevileri, Kürtleri olarak direnişi büyüteceğiz” diye belirtti.
İNSANLIK SUÇU Avrupa Arap Alevileri Federasyonu adına basın metnini okuyan Seda Yüce de, Suriye’de Arap Alevilerine yönelik yürütülen katliamların, zorla yerinden etmelerin, inanç temelli nefret politikalarının insanlığa karşı suç olduğunu hatırlatarak, “Uluslararası topluma çağrımız nettir; çifte standartlara son verin. Seçici insan haklarınızı reddediyoruz. Arap Alevilerinin hayatı pazarlık konusu değildir. Arap Alevileri sahipsiz değildir. Bu suçlar unutulmayacak, bu hesap er ya da geç sorulacaktır” ifadelerini kullandı.
Son olarak Antakya Emek ve Demokrasi Platformu adına söz alan Çetin Yalçınkaya, Suriye halklarının iradesine dayalı, eşit temsiliyetin olduğu bir yönetimin kurulmasını talep ederken, uluslararası toplumun, Suriye’de kalıcı barış için derhal harekete geçmesini önerdi. -
VİCDAN ÇAĞRISI “Alevi Halkı Yalnız Değildir” sloganlarının atıldığı buluşmaya ilişkin sosyal medya hesabından görüşlerini açıklayan Defne Belediye Başkanı Halil İbrahim Özgün ise Yayladağı Sınır Kapısı’ndan vicdan çağrısı yaptıklarını ifade ederek, Alevi kurumlarının ‘Suriye’de Alevi soykırımını durdurun’ çağrısıyla yaptığı basın açıklamasında Suriye’de özellikle Alevi nüfusun yaşadığı bölgelerde mezhep temelli saldırıların arttığı, sivillerin hedef alındığı ve yaşananların artık insanlık suçu boyutuna ulaştığını vurguladı.
Kadınlar, çocuklar ve yaşlıların yaşam hakkının tehdit altında olmasından dolayı Uluslararası toplum ve insan hakları örgütlerinin sessiz kalmamaları gerektiğini savunan Özgün, “Bu çağrı yalnızca bir inancın değil, insanlığın çağrısıdır. Suriye’de savaşın, nefretin ve ayrımcılığın değil; barışın ve birlikte yaşamın sesi yükselmelidir. Savaşın, mezhepçi nefretin ve ayrıştırıcı politikaların bedelini masum halkların ödemesini kabul etmiyoruz. İnancı, kimliği ve kökeni ne olursa olsun; her insanın yaşam hakkı kutsaldır. Coğrafyamızın barışa, kardeşliğe ve adalete en çok ihtiyaç duyduğu bu günlerde; mazlumun yanında, zalimin karşısında olmaya devam edeceğiz. Zulme sessiz kalmak, zulme ortak olmaktır” dedi.
CHP İl Başkanlığından yapılan açıklamada da, IŞİD ve HTŞ başta olmak üzere tüm cihatçı terör örgütlerin Alevi halkına yönelik katliamların doğrudan failleri olduğuna işaret edilerek, CHP il örgütü olarak; mezhepçiliğe, teröre ve insanlık suçlarına karşı susmayacaklarını, Suriye’deki Alevi halkıyla dayanışma içinde olduklarını ve bu zulmün karşısında durmaya devam edeceklerinin mesajını verdi.
