Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren, görevinin 3. yılı dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında, çözüm odaklı yönetim anlayışını savunarak, “Bölgemizde insanların hizmete, umuda ve iyileşmeye ihtiyacı var. Bizler de bu zor dönemde yaptığımız çalışmalarla katkı sunmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Deprem sonrasında yaptıkları çalışmalara da değinen Rektör Eren, kampüs genelindeki 305.000 m² kapalı alanın tadilat ve güçlendirmelerini tamamlayarak yapı stoklarını güvenli hale getirdiklerini de işaret etti.
GÜVENLİ LİMAN Rektör Yardımcıları ile Üniversite yöneticilerinin hazır bulunduğu programda konuşan Rektör Eren, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nin bölge için üstlendiği role dikkat çekerek, “Bizim gözümüzde üniversite, dört duvar arasında bilim üreten bir kurum değil; şehrin aklı, vicdanı ve ihtiyaç anında güvenli limanı olmalıdır. Depremden sonra bu ilkeyi daha da görünür kıldık. Doğaya, amputelere ve çözüm bekleyen alanlara dokunmak için çalışmalar yürütüyoruz” ifadesinde bulundu.

ÇOK İŞ VAR Konuşmasında yöneticilere de seslenen Rektör Eren, “Yapılacak çok iş var. Üç yılda önemli mesafeler aldık ancak bunlar yeterli değil. Özellikle nitelik açısından yapmamız gereken çok iş var. Nicelikte, fiziki mekânlar ve benzeri alanlarda belli aşamalar kaydettik; fakat asıl bundan sonra niteliğe odaklanmamız gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

ÖNCÜ ROL Arkeoloj ve tarihi miras çalışmaları hakkında da yapılan çalışmaları paylaşan Eren, “Hatay, insanlık tarihinin kalbidir. Üniversitemiz bu mirası ortaya çıkarmada öncü rol üstlenmektedir. Erzin’deki İssos Epiphaneia kazıları, başarıları nedeniyle 2025 yılı itibarıyla Cumhurbaşkanlığı Kararnameli Kazı statüsü kazanmıştır. Roma dönemine ait benzersiz Takvim Mozaiği’nin yeni panelleri gün yüzüne çıkarılmıştır. Aççana Höyük kazılarında 3.500 yıllık sarayın ayağa kaldırılması, Anadolu arkeolojisi açısından tarihi bir aşamadır. Burada bulunan Akadça çivi yazılı tabletler bugün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi’nde sergilenmektedir” ifadesini kullanırken, deprem sonrası, “Neden antik yapılar ayakta kalırken modern binalar yıkıldı?” sorusuna cevap aramak için TÜBİTAK 1001 projesi ile antik yapıların mühendislik özelliklerini incelediklerini söyledi.
Üniversitenin ortaya koyduğu hedefleri paylaşıp yöneticilere de seslenen Eren, “Çok kaliteli bir eğitim-öğretim kurumu olmamız, güçlü bir araştırma üniversitesi haline gelmemiz, bölgemizin sorunlarına çözüm üreten nitelikli projeler ortaya koymamız ve toplumla daha iç içe olmamız gerekiyor. Uzman öğretim elemanlarımızın kendi alanlarında toplumumuza daha fazla değer katmalarını sağlamalıyız. Bu doğrultudaki çalışmaları artırmamız şart” dedi.
Rektör Eren konuşmasının sonunda yöneticilere verdikleri katkılardan ve emeklerden dolayı teşekkür etti.
