Mühendisler Bilirkişi Raporlarından Rahatsız!

Mühendisler Bilirkişi Raporlarından Rahatsız!

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, deprem yargılamalarına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, uzmanlık şartına aykırı biçimde hazırlanan bilirkişi raporlarının adil ve sağlıklı yargılama hakkını zedelediğine işaret ederek, “Adalet, Bilim ve Hukuk Devleti" çağrısı yaptı. 

imog9uijexw8aabcgg.jpeg

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen ve 11 ili etkileyen, aynı gün içinde 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin; on binlerce yurttaşın hayatını kaybetmesine, milyonlarca insanın da evsiz kalmasına yol açtığını anımsatan İnşaat Mühendisleri, Türkiye tarihinin en yıkıcı felaketlerinden biri olarak hafızalara kazınan depremlerin ardından, sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesini, adil ve bilimsel bir yargılama süreciyle de gerçek sorumluların tespit edilmesini istedi. 

TEKNİK BİLGİ         Hesap verme zorunluluğunun yalnızca geçmişin hesabı için değil, gelecekte de benzer acıların yaşanmaması için gerekli olduğuna işaret edilen açıklamada; “Deprem yargılamalarının, hukuk dışında özel ve teknik bilgi gerektirmesi; hâkim ve savcıların teknik bilgi ihtiyacı da gözetildiğinde, yargı süreçleri bilirkişi raporlarına bağımlı hâle gelmekte ve bilirkişi raporları yargılamalarda sonucu belirleyecek kadar etkili olmaktadır. Böylesine ağır sonuçlar doğuran ve yargılamaların seyrini doğrudan etkileyen bilirkişi raporlarını hazırlayacak kişilerin, ilgili alanda yalnızca teorik bilgiye değil, aynı zamanda ciddi bir saha ve uygulama deneyimine sahip olmaları zorunludur” denildi.

EKSİK RAPORLAR       İnceleme konusu alanda yeterli saha veya uygulama tecrübesi bulunmayan, yalnızca üniversitelerin ilgili bölümlerinde akademisyen olmanın uzmanlık için yeterli sayıldığı kişilerin bilirkişi olarak görevlendirildiğini belirten İnşaat Mühendisleri, “Açıkça beklenen ve hukukun gerektirdiği, konusunda uzman olmayan ve yeterli deneyime sahip bulunmayan kişilerin bilirkişilik görevini kabul etmemeleridir. Buna rağmen, pek çok yargılamada bu temel ilke göz ardı edilmiş; uzmanlık şartına aykırı biçimde hazırlanan bilirkişi raporlarıyla adil ve sağlıklı yargılama hakkı zedelenmiştir” denilerek, hazırlanan Bilirkişi raporlarında yıkımın gerçek nedenleri ve sorumluluk zinciri ortaya konulmadan kusur tespiti yapılmasından dolayı tüm sorumluluğun sistematik biçimde inşaat mühendislerinin üzerine yıkıldığı ifade edildi.

ÖÇ ALMA VE TEHDİT          Yargılamalarda; eksik, teknik açıdan yetersiz ve zaman zaman hatalı bilirkişi raporlarına dayanılarak cezalar verildiği, bu durumun da hukuki güvenliği ve bilimsel doğruluğu tamamen ortadan kaldırdığı gibi; yargılama sürecini de tek taraflı ve cezaya odaklı bir yapıya çevirerek sadece mühendisleri değil, hukuk devletini de doğrudan tehdit ettiğine vurgu yapılan açıklamada; şu görüşlere de yer verildi: “Bu ölçekte bir depremin yol açtığı yıkımda yalnızca projelendirme değil; zemin koşulları, uygulama kalitesi, denetim zaafları, taşıyıcı sisteme yapılan izinsiz müdahaleler, kentsel planlama eksiklikleri, imar afları, kamu denetiminin çöküşü ve karar alıcıların ihmali gibi birçok faktör birlikte etkili olmuşken; devam eden yargı süreçlerinde tüm sorumluluğun meslektaşlarımız olan inşaat mühendislerine yüklenmesi kabul edilemezdir. Meslektaşlarımız, adaletsiz ve haksız biçimde 21 yıla varan akıl almaz cezalarla mahkûm edilmekte; bu cezalar, toplumsal olarak bir öç alma duygusuna dönüşen acı ve hesap sorma isteğini bastırmak amacıyla uygulanmaktadır. Oysa ki ceza hukukunun amacı öç almak değildir. Aksi hâlde yargı, adalet dağıtan bir mekanizma olmaktan çıkarak cezalandırıcı ve intikamcı bir yapıya dönüşecektir. Bilinmelidir ki yargılama süreçlerinde yaşananlar ile hatalı ve orantısız biçimde verilen bu cezalarla sadece meslektaşlarımız değil, hukuk devleti ve demokrasinin temel taşı olan adil yargılanma hakkı da tehdit altındadır; dolayısıyla hukuk devleti tehdit altındadır.”

ÇAĞRI        6 Şubat depremlerinin çok aktörlü ve olağanüstü niteliği dikkate alınmadan verilen orantısız ve ağır cezaların iptal edilmesini öneren İMO Yönetim Kurulu, çağrısını yineleyerek açıklamada şu görüşleri de sıraladı: “Yargılamalar, bilimsel bilirkişilik ve kusur oranı esas alınarak yürütülmelidir. Denetim ve karar mekanizmalarında görev alan kamu idareleri ve yöneticiler de yargı önüne çıkarılmalıdır. Mesleğini iyi niyetle ve ülke yararına icra etmiş inşaat mühendisleri hedef gösterilmemelidir. Hukuksuz kararlar, istinaf ve temyiz süreçlerinde derhal düzeltilmelidir. Bu çağrı; yalnızca bir meslek grubunun değil, toplumsal vicdanın ve hukuk devletinin korunması çabasının çağrısıdır. İnşaat mühendisleri bu ülkenin düşmanı değil; altyapısını kuran, geleceğini inşa eden üretici gücüdür.  Bugün susarsak, yarın hep birlikte enkaz altında kalırız.”

Image

GÜNEY RÜZGARI YAYINCILIK TANITIM
Tel. : (326) 214 86 49
GSM : (532) 473 31 41
Güllübahçe Mah. Silahlı Kuvvetler Caddesi No: 28/A-1 Antakya/HATAY

HATAY

Hava Durumu Veri Kaynağı: weather forecast Samandag 30 days