Kötü kolesterol düzeyleri damar sağlığının en önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Dengelenemeyen kan yağları zamanla damar duvarlarında plak birikimine, damar sertliğine ve sonucunda kalp krizi ile felç gibi hayati tablolara yol açabiliyor.
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Mehmet Uçar, beslenmeden egzersize, uykudan ilaç tedavisine kolesterolü kontrol altında tutmanın yollarını anlattı…
Prof. Dr. Fatih Mehmet Uçar
Neden düşük olması gerekir?
Kötü kolesterolün düşük olmasını istememizin temel sebebi damar sağlığını korumaktır. Kolesterol seviyeleri düşük tutulduğunda, damar duvarlarında yağlı birikimler ve plak oluşumunu engelliyoruz, mevcut plakların büyümesini durduruyoruz. Böylece damar tıkanıklığı, kalp krizi ve felç gibi hayati risk taşıyan kardiyovasküler hastalıkların önüne geçmiş oluyoruz.
Uyku ve alkol detayını atlamayın
Uyku düzeni de kalp ve metabolik sağlık açısından çok önemli. Yetişkinlerin düzenli olarak gecede 7-9 saat uyumasını öneriyorum. Aşırı ve yoğun alkol alımı ise kan yağlarından biri olan trigliserid seviyelerini yükselterek damar sertliği, kalp krizi ve diğer kardiyovasküler hastalık risklerini tırmandırıyor.
Nasıl beslenmeli?
Kötü kolesterolle mücadelede sebze ve zeytinyağı odaklı Akdeniz beslenme modelini kalıcı bir alışkanlığa dönüştürmek gerekiyor. Tabağınızda brokoli, ıspanak, domates ve biber gibi taze sebzelere; elma, portakal gibi meyvelere yer açın. Ceviz, badem ve fındık gibi kavrulmamış, tuzsuz kuruyemişler; yulaf, bulgur, tam buğday ekmeği gibi tam tahıllar ile nohut, mercimek ve kuru fasulye gibi baklagiller günlük beslenmenin merkezinde yer almalı. Süt ürünlerinde şekersiz yoğurt, ayran ve kefir gibi fermente alternatifler tercih edilmeli. Yemeklerde ana yağ kaynağı mutlaka sızma zeytinyağı olsun.
Haftada en az 2 gün balık tüketilmeli. Özellikle somon, hamsi, sardalya ve uskumru gibi Omega-3 bakımından zengin yağlı balıklar tercih edilmeli.
Ne zaman test yaptırılmalı?
Sağlıklı kişilerin 20 yaşından itibaren 3-5 yılda bir, 40 yaş sonrasında ise yılda bir tahlil yaptırmasını öneriyorum. Diyabet, hipertansiyon veya ailesel riski olanlarda kontroller yılda en az bir kez olmalı. Kalp krizi geçiren, stentli ya da bypasslı yüksek riskli hastaların ise 3-6 ayda bir takibi gerekir.
Tabağınızdan uzak tutulması gerekenler
Hamburger, pizza, patates kızartması gibi fast food seçenekleri ile sucuk, sosis, salam ve pastırma gibi işlenmiş şarküteri ürünlerinden uzak durun. Ayrıca et suyu tabletlerinden ve ambalajlı meyve sularından kaçının; kırmızı et ve tereyağı tüketimini son derece sınırlandırın.
6 gün 45 dakika hareket edin
Araştırmalar gösteriyor ki düzenli egzersiz alışkanlığı olan kişilerde damar sertliğine bağlı kalp krizi riski belirgin şekilde azalıyor. Yaş fark etmeksizin haftada en az 6 gün, tercihen akşam saatlerinde aç karnına yapılan 45 dakikalık hızlı yürüyüşler faydalıdır.
Yüzme ve bisiklet gibi kardiyo aktiviteleri de kalp ve damar sistemini güçlendirmede büyük katkı sağlar. Bu olumlu etkilerden faydalanabilmek için aktivitenin geçici bir heves olarak kalmayıp, sürdürülebilir bir yaşam tarzına dönüştürülmesi şarttır. Kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin egzersizi mutlaka doktoruyla birlikte belirlemesi gerekir.
İdeal kilonuza sadık kalın
Aşırı kilo ve obezite; vücudun yağ metabolizmasını bozarak kolesterol ile trigliserid dengesinin altüst olmasındaki en temel etkenlerden biridir. Kilo arttıkça koruyucu nitelikteki iyi kolesterol düşerken, kötü kolesterol ve diğer kan yağ seviyeleri yükselişe geçiyor. Dengeli beslenme ve düzenli egzersiz sayesinde ideal kiloya ulaşmak; vücut kitle indeksinin 20-25 aralığında kalmasını sağlar.
KALP-DAMAR SAĞLIĞI
İlaç tedavisine nasıl karar verilir?
Kolesterol düzeyleri yaşam tarzı değişikliklerine ve diyete rağmen istenen seviyeye düşürülemiyorsa ya da hastada kalp hastalığı öyküsü, hipertansiyon, diyabet, stent/bypass öyküsü veya ailesel yüksek kolesterol gibi yüksek risk faktörleri varsa ilaç tedavisi şart oluyor.
Tedaviye çoğunlukla karaciğerde kolesterol üretimini azaltan statin grubu ilaçlarla başlıyoruz; ihtiyaç halinde bağırsaklardan kolesterol emilimini azaltan ek ilaçlar ekliyoruz. Özellikle damar tıkanıklığı olan hastaların bu ilaçları hekim kontrolünde, düzenli ve aksatmadan kullanması hayati önem taşıyor.
Fazlalığı ne kadar riskli?
Kolesterol tahlillerinde sıklıkla değerlendirdiğimiz parametrelerden biri LDL yani kötü kolesteroldür.
Ayrıca total kolesterol ve trigliserid dediğimiz yağ türlerinin de yüksek olmasını istemeyiz. Bu üçü kötü kolesterol grubundadır ama en fazla hasarı yaratan kötü kolesteroldür. Yüksek seyretmesi damar sertliğini başlatır.
Koroner damarlardaki plakların yapısında yoğun miktarda kolesterol bulunur.
Zamanla büyüyen bu plaklar damarları daraltarak kan akımını azaltabilir. En tehlikeli durum ise ani plak yırtılmasıdır; bu durum pıhtı oluşumuna ve damarın tam tıkanmasına yol açar.
Sadece kalp damarlarını değil; beyin, bacak ve şah damarlarını da etkileyerek felç, bacak damar tıkanıklıkları ve kalp krizi riskini belirgin şekilde artırır.
Bu yüzden kötü kolesterolü asla hafife almayın.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.