Bu alana reklam verebilirsiniz Sol kule (geniş ekran) · 160×600 px
(326) 214 86 49
Reklam
07 Kasım 2026, Cumartesi
Reklam
Vefat Edenler
Reklam
Genel Haberler (Yerel)

EREN: NE DÜŞÜNMEK YERİNE NASIL DÜŞÜNMEK ÖĞRETİLMELİ

3 dk okuma 278
6088911jpeg.jpg
6088911jpeg.jpg

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) ile Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu iş birliğinde Medya Okuryazarlığı ve Dezenformasyonla Mücadele Eğitimi düzenlendi.

HMKÜ'ye bağlı İletişim Fakültesi tarafından organize edilen ve Atatürk Konferans Salonunda gerçekleşen programda; dijital çağla birlikte gelişen teknolojilerin oluşturduğu tehditlere karşı medya okuryazarlığının önemine dikkat çekildi.

Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin içi · 640×320 px
(326) 214 86 49

BİLGİ      İçinde yaşadığımız çağın; bilginin hızlı üretildiği fakat gerçeğin en kırılgan olduğu bir çağ olarak nitelendiren HMKÜ Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren, tarihin hiçbir döneminde bu kadar çok veriye erişim sağlanmadığı gibi hiçbir döneminde de doğru ile yanlış, bilgi ile kanaat, bilim ile söylentinin de bu denli iç içe girmediğine dikkat çekti.

60903jpeg.jpg

"Bugün mesele bilgiye ulaşmak değildir. Bilginin neye hizmet ettiğini ayırt edebilmektir. Tam da bu noktada Medya okuryazarlığı bir teknik beceri değil, entelektüel bir ahlak meselesi olarak karşımıza çıkmaktadır” diyerek, konuşmasını sürdüren Eren, "Bilimin nesnelliği ile dezenformasyon arasındaki fark şudur. Hakikat yüksek sesle konuşmaz, acele etmez. Kesinlik iddiasıyla ortaya atılmaz. Bilim şüpheyi yöntemle, belirsizliği kanıtla, iddiayı da eleştiriyle sınar. Dezenformasyon ise bunun tam tersidir. Hızlıdır. İddiadır, duygulara seslenir ve çoğu zaman bilimin dilini taklit eder. Bugün en tehlikeli yanlış bilgi cehaletten değil yarım bilgiden, bağlamından koparılmış veriden ve bilimsel görünümlü iddialardan doğmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmasında gençlere de seslenen Rektör Eren, şunları söyledi: “Bir istatistik tek başına doğru olabilir, fakat yanlış bir soruya cevap veriyorsa yanıltıcıdır. Bir akademik çalışma yayınlanmış olabilir, fakat hakem süzgecinden geçmemişse kesin sonuç değildir. Bir uzman konuşuyor olabilir, fakat hangi alanda uzman olduğu sorulmuyorsa otorite yanılsaması üretebilir. İşte medya okur yazarlığı tam olarak bu soruları sorma cesaretidir. Medya okuryazarı olmak, ‘Bu bilgi kimin işine yarıyor?’, ‘Bu veri hangi bağlamda üretilmiş?’, ‘Bu iddia neyi dışarıda bırakıyor?’ diye sorabilmektir. Çünkü dezenformasyon çoğu zaman yalan söylemez, eksik söyler. Gerçeği çarpıtmaz, parçalar. Hakikati inkâr etmez. Onu görünmez hale getirir. Bugün sosyal medya algoritmaları hakikati değil etkileşimi ödüllendiriyor. Öfke, korku ve kesinlik düşünceden daha hızlı yayılıyor. Böyle bir ortamda Üniversitelerin ve öğrencilerin rolü hayati hale geliyor”

Üniversitelerin yalnızca meslek kazandıran bir kurum değil, hakikate karşı sabır geliştiren bir zihinsel terbiye olduğuna da değinen Rektör Eren, bilimsel okuryazarlık ile medya okuryazarlığının bu noktada kesiştiğini, bilimin mutlak doğruları vadetmediğini ama doğruya yaklaşmanın ahlakını sunduğunu belirterek, konuşmasını şöyle tamamladı: “Hakikatin bu kadar kolay eğilip büküldüğü bir çağda en devrimci tutum sakin düşünmek, yavaş okumak ve zor sorular sormaktır. Ve belki de bugün üniversitelerin en temel görevi öğrencilerine ne düşüneceklerini değil, nasıl düşüneceklerini öğretmektir.” 

61140peg.jpg

Eğitimi sunan, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Stratejik İletişim Sorumlusu Dr. Lale Şıvgın Dündar da konuşmasında, “Dezenformasyon ve yanlış bilginin olağanüstü bir hızla yayıldığı, yapay zekanın gerçekle kurgu arasındaki o çizgiyi giderek incelttiği bir dönemde yaşıyoruz. Yeni yazılımlar, programlar ve robotlar hayatımızı kolaylaştırmakla birlikte yanlış ya da yanıltıcı bilgiyi ve içerikleri de aynı hızla hayatımıza sokabiliyor” diyerek, Dünya Ekonomik Forumu'nun 2025 Küresel Riskler Raporu’nda yanlış bilgi ve dezenformasyonun 2 yıldır üst üste dünya için en büyük risk ve tehdit olarak sıralandığını, Türkiye'de de bu tablonun farklı olmadığını kaydetti.

6124313jpeg.jpg

Program, eğitmen Prof. Dr. Nezih Orhon'un “Medya ve Dijital Okuryazarlık-Dezenformasyonu Anlamak” başlıklı sunumu ile devam etti.

Programa; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Turan, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Alanka, Eğitim Organizasyon Sorumluları Emre Dalgıç ve Anıl Adadıoğlu ile İletişim Fakültesi akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Bu haberi paylaşın
Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin sonu · 728×90 px

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Haberler