BİZE GÖRE

BİZE GÖRE

Uzun bir gecenin ertesinde aydınlanan yeni günde ‘şükür’le gözlerimi açıyorum. Balkondaki klima motorunun aralığında bir yavru güvercin. Özgürlüğüne kavuştu-kavuşacak, kanatlarını çırpacak günlerin hesabında ve telaşında. En büyük sorun; içindeki tedirginlikte!..

Sana göre…

Dert yılını bitirip, gireceğimiz yeni yılı düşünüyorum. Sonbaharda dökülen yaprakları topluyorum sevgi sofrasına. Rüzgâr, topladığımı dağıtırken, yenik düşüyorum yeniden kızıla boyanan geceye… Kapıyı yeniden çalacak mı bilmem, uyanık kalabilecek miyim, saat dörtü on yedi geçeye… Nerde miyim? İnanın bilmiyorum, yerde miyim gökte miyim… Bildiğim şey; halen kiradayım ne kurada adım ne de parselime ait yapım. Olsa da kaç liraya mal olacağına dair öngörüm var.

Sana göre…

6 Şubat’ın üzerinden üç koca yıl geçti. Hiçbir şey yapılmadı denilebilir mi? İnkar edenin gözünde dizinde durmaz mı? Üst geçitler, alt geçitler, tüneller, konutlar, caddeler, okullar, kurumlar, camiler… İster mezarlık, ister gerdanlık… Hani nerde şairin sözleri? “Bedava yaşıyoruz, bedava;/ Hava bedava, bulut bedava;/ Dere tepe bedava;/ Yağmur çamur bedava;/ Otomobillerin dışı,/ Sinemaların kapısı,/ Camekanlar bedava;/ Peynir ekmek değil ama/ Acı su bedava;/ Kelle fiyatına hürriyet,/ Esirlik bedava; Bedava yaşıyoruz, bedava.” Orhan Veli mi doğru söyler, halkın yakınmaları mı?

Sana göre….

Günün sonunda gazete dağıtıcısının “Yazıyooooor” sesleri yankılanırken caddelerde, köprü başındaki sinema afişi de herkesin gözlerinde… Kimileri “İSYAN” okuyor, kimileri “NİSYAN”. Dün okunan ağıtları unutanlar bugün yeniden yalakalık nutuklarında. Oysa; Uray (Belediye) da bizim, Urbay (Belediye Başkanı) da. Ordu (Başkent) da bizim, Orhan (Kentin Başkanı) da. Hepimiz ilteriz (vatanseveriz), ay yıldızın etrafında. Unutulabilir mi, hiç; Nazım’ın da sözleriyle “Bu memleket bizim!...”

Sana göre….

Bir tarafta geçim, diğer tarafta seçim… Evimizde kavga, komşumuzda savaş… Biri der Gazze, diğeri der soykırım… Ezik nar tanelerine benziyor yüzü güneşe dönmüş coğrafyanın insanları. Ay bile ıslık çalarken griye çalıyor yüzü. Ben neredeyim, sevdiklerim nerede? Hayatımıza değer katan erdemleri sıralayan takvim yapraklarıyla umut ekiyorum yüreğime… Vicdan, Saygı, Dürüstlük, Hoşgörü, Adalet, Sorumluluk, Dayanışma, Barış, Sevgi, Sadelik, Özgürlük, Mutluluk… Ya tutarsa!...

Sana göre…

Ne yaptığımı merak edenlere “Yazı-yorum” deyince, neler yazdığımı soruyorlar. Yazdığım açık, seçik. Çığlığım da belli bir yanım eksik. Kökleşmiş bir ağacın dalları gibiyiz, sarmaş dolaş. Aramızda; ampir, burç, çekem, gevele, gökçe, yapışkan otu ya da bacaksız bitkilere benzeyen olabilir ama onlar bizden olabilir mi? Sevgi ve saygı temelinde binlerce yıldır birlikte yaşama kültürü ve mirasını yaşayan ve yaşatan Antakya’yı/Hatay’ı o yüzden seviyorum. Her ne kadar siyasetçiler işine gelince kullansa da Hataylılar’ın anavatanla buluşmasını simgeleyen anlamlı sözüyle de gurur duyuyorum: “Sen, Ben Yok, Biz Varız”.

N’olur bir defa olsun, aynı durakta karşılayalım aydınlığı. Bir de bakarsın alışkanlığımız olur.

Ne sana göre ne bana göre, BİZE GÖRE.

Image

GÜNEY RÜZGARI YAYINCILIK TANITIM
Tel. : (326) 214 86 49
GSM : (532) 473 31 41
Güllübahçe Mah. Silahlı Kuvvetler Caddesi No: 28/A-1 Antakya/HATAY

HATAY

Hava Durumu Veri Kaynağı: weather forecast Samandag 30 days