Hatay’ın Samandağ ilçesinde TOKİ konutlarının şantiyelerinde çalışan işçilerin çıkardığı olaylar ilçe halkında tedirginlik yarattı. Olaylar karşısında sokağa dökülen halk yaşananlara tepki gösterdi. Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay da olay yerinde durumu kontrol altına almaya ve vatandaşları sakinleştirmeye çalıştı.

Konuyla ilgili görüşlerini açıklayan Hatay Barosu Avukatlarından Anıl Cevahir Can, son günlerde Samandağ’da istenmeyen olayların yaşanmasından üzüntü duyduğu ifade ederek, yaşanan olayların tasvip edilecek tarafı olmadığına vurgu yaptı.
SAYGISIZLIK “Bir kardeşimizin katledilmesinden sonra herkesin eskisi gibi sağduyulu olmasını beklemek, biraz zor bir süreçtir. Şöyle ki koloni halinde gezen, eğitimsiz ve de nasıl konuşacağını bilmeyen vasıfsız işçilerin bazen market alışverişlerinde, bazen esnaf alışverişlerinde, bazen de doğup büyüdüğü yerden farklı olarak, farklı bir giyim tarzıyla karşılaştığında sergilediği hayvansal hareketler toplumu gerebilmekte ve de ister istemez şiddet boyutuna ulaşabilmektedir” diyen Av. Can, eğitimsiz ve kalifiye olmayan bu iş gücünü emekçi olarak tabir etmenin emek hareketine saygısızlık olduğunu hatırlatarak, “İnsani reflekslerle yapılan uyarıları dikkate almayarak, ben şuralıyım veya ben buralıyım egosuyla kendince kendini ezdirmeyen bu güruhun nereli olursa olsun Samandağ halkı arasında barınma şansı yoktur” dedi.
SESSİZ KALAMAYIZ İnsanlık dışı hareketler karşısında hiç kimsenin sessiz kalmayacağını belirten Av. Can, “Eğitimsiz bir insana, bir cahile laf anlatmak atomu parçalamak gibidir. Çalıştıkları şantiyede yapılan usulsüzlüğü maaşını aldığı sürece gizleyen, ancak maaşını alamayınca 'Bu evler sahte' diye uyaran bir kişiyi emekçi olarak nitelendirmek mantıksız bir tutumdur. Bu ilçe farklı yerlerden çoğu eğitimli kişiyi misafir etmiş ve kardeşçe yaşamaya alışmış bir ilçedir. Ama nasıl yürüyeceğini bilmeyen ve sürü psikolojisiyle hareket eden sözde emekçilere katlanmak zorunda değildir. Bir kardeşimizin katledilmesinden sonra herkese mavi boncuk dağıtmaya çalışan siyasetçileri de dinlemek zorunda değildir. İlçemiz ilk defa farklı yerlerden gelen binlerce kişiyle beraber yaşamak zorunda kalmıştır. İnsani değerlerle yaşayan herkese kapımız açıktır. Ancak burada doğup büyüdüğü bölgenin sistemini, ahlakını, yürüyüşünü, kabalığını sergileyen hiç kimseye de tahammülü kalmamıştır” ifadesinde bulundu.

SUÇ MAKİNELERİ Olayları bir başka tanığı, bölgenin tanınmış saygın Gazetecilerden Ali Arslan Dadük de Samandağ’da yaşanan olaylara tepki gösterdi.
Kendi sosyal medya hesabından tepkisini dile getiren Dadük, “Buraya çalışmaya gelen bıçakla, satırla mı dolaşır? Kadınları taciz mi eder? Gittiği her işletmede kavga mı çıkarır? Bu olay, yalnızca Alkan Ergin cinayetiyle gelişen bir durum değil! Öncesinde de içkili gelip mekanlarda olay çıkardıkları, kadınları taciz ettikleri görüntüler ortada. Esnaf da halk da bunu açıkça görüyor, yaşıyor. Halktan tamamen kopuk, halkçı diye geçinen bazı kesimler bu olayları ‘birkaç münferit hadise’ diye geçiştiriyor. Oysa bu, ırkçılıkla ilgili değil! Hiçbirimiz bu olayın ırkçılıkla bağdaştırılmasını kabul edemeyiz. Bunların işçilikle de ilgisi yok. Resmen suç makinelerini toplamış, buraya yerleştirmişler. Son yaşananlar, gençlerimizin tacizcilere, katillere ve bozgunculara karşı verdiği haklı bir tepkidir. Dün Suriyelileri ilçeye sokmamak için mücadele ettiğimizde de aynı kesim bizi ırkçılıkla suçlamıştı. Onların dediğine kalsaydık bugün Samandağlı kalmaz, herkes göç etmek zorunda kalırdı. Bu olayları çıkaranlar, yaptıklarını sosyal medyada açıkça paylaşıyor. Dün bir gencimiz daha ölümden döndü; bıçak ayağını sıyırdı geçti. İlla birinin ölmesi mi gerekiyor? Bizim daha fazla taciz edilecek eşimiz, bacımız; daha fazla babasız bırakılacak çocuğumuz yok!” ifadesinde bulundu.
