Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, meslek odalarının talepleri ve genç girişimcilere tanınan istisnaların sona erdirilmesi hakkında yaptığı yazılı açıklamada, AK Parti'nin meslek odalarıyla kavga etmeye yer aradığını ifade ederken, girişimcilik teşviklerinin kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini söyledi.

AK Parti iktidarının, meslek odalarının sorunları müzakere edip çözecek muhataplar yerine bir türlü zapt edilemeyen imtiyazlı alanlar gibi gördüğünü, bu kurum ve kuruluşlarla kavga etmek için adeta yer ve fırsat aradığını savunan Yıldırım Kara, kanunların genellikle bu kuruluşların beklentileri fazla değerlendirilmeden hazırlandığını açıkladı.
HEKİMLERİN EMEĞİ Yıldırım Kara açıklamasında; "Son olarak yıllık ruhsat ve vergi harçlarında yapılan düzenlemeyle, özellikle muayenehane gibi işletmelerin açılışında, bir defaya mahsus olarak verilen harçlar kapsamı genişletilmiş; yıllık bir harç ödemesi yapılması öngörülmüştür. Bu düzenleme özellikle diş hekimlerini; bunun yanı sıra kuyumcuları ve emlakçıları da ilgilendirmektedir. Makroekonomik göstergeleri bozan, kaynakları halk yararına kullanmak yerine israf eden iktidar, bütçe açığını kapatmak için şimdi de gözünü hekimlerin emeğine dikmiştir" dedi.
Bu düzenlemenin, meslek örgütlerinin haklı olarak belirttiği gibi bir ‘haraç’ niteliği taşıdığı üzerinde de duran Yıldırım Kara, Büyükşehirlerde muayenehane uygunluk belgesi için 20 bin TL, özel poliklinik ruhsatnamesi için 30 bin TL ve özel tıp merkezi ruhsatnamesi için 50 bin TL yıllık harç alınması planlandığı, hatta bazı belgeler için bu tutarların 40 bin TL’ye kadar çıkabileceğini belirterek, "Bu uygulama, Anayasa’nın eşitlik ilkesine, vergide adalet ilkesine ve çalışma hakkına açıkça aykırıdır. Hekim emeği yoğunluklu küçük işyerleri olan muayenehaneler, kamu hizmeti sunan yerlerdir; buraları sıradan ticari işletmeler gibi gören anlayışı reddedilmelidir" dedi.
BEYİN GÖÇÜ İktidarın, ‘sorma ver’ harcının, sadece hekimleri değil doğrudan vatandaşı da vuracağını, hekimlerin bu ağır mali yükü hizmet bedellerine yansıtmak zorunda kalacağına işaret eden Yıldırım Kara, "Bu da hastaların nitelikli sağlık hizmetine ulaşımını zorlaştırarak vatandaşın cebine dokunacaktır" dedi.
Zorlu koşullarda görev yapan ve emeği her geçen gün değersizleştirilen hekimlerin, özellikle de genç meslektaşların mesleki bağımsızlığını kıracak ve nitelikli beyin göçünü daha da hızlandıracığına da değinen Yıldırım Kara, "Kendi kaynaklarıyla ayakta duran, istihdam yaratan hekimleri desteklemek yerine onları cezalandırmak, devletin asli görevleriyle bağdaşmaz. Ekonomideki ve sağlık sistemindeki kronik sorunlara kalıcı çözümler üretmek yerine, sağlık hizmetlerini ‘vergilenebilir bir ticari rant alanı’ olarak gören bu anlayışa son verilmelidir" ifadesini kullandı.
BORÇ BATAĞI Yıllardır “genç girişimci desteği” adı altında reklamı yapılan ve gençlerin kendi işini kurabilmesi için bir nebze de olsa nefes aldıran 1 yıllık Bağ-Kur prim desteğinin, sessiz sedasız yürürlükten kaldırıldığını açıklamasında yer veren Yıldırım Kara, şunları kaydetti: "Henüz piyasada yer edinememiş, sermayesi kısıtlı bir genç girişimcinin, işini kurduğu ilk günden itibaren Bağ-Kur primiyle karşı karşıya bırakılması, o genci daha yolun başında borç batağına itmektir. Kendi işini kuran genç, istihdam yaratmaktadır. Devletin görevi bu girişimi takdir ve teşvik etmektir. İktidarı bu sorumsuz politikalardan vazgeçmeye çağırıyoruz. Sağlıkta hizmet vereni cezalandıran, genç girişimcinin ise önünü tıkayan bu düzenlemeler hem sosyal devlet ilkesiyle hem de devletin ekonomik faaliyetleri kolaylaştırma ve yönlendirme işleviyle bağdaşmaz. Girişimcilik teşvikleri kağıt üzerinde kalmamalı, gerçek hayatta karşılık bulmalıdır.
