Türkiye Gazetecileri Cemiyeti Yönetim Kurulu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü etkinliklerini takip edecek gazetecilerin çalışma ve can güvenliklerinin sağlanması amacıyla İçişleri Bakanlığı’na çağrıda bulundu.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün, demokratik toplumlarda basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü açısından en önemli günlerden biri olduğuna dikkat çekilen TGC açıklamasında, emek örgütlerinin etkinliklerini takip ederken gazetecilerin, halkın haber alma hakkının güvencesi olarak kamusal bir sorumluluk üstlendiğine işaret etti.
Açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Anayasa’nın basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünü güvence altına alan hükümleri uyarınca gazetecilerin haber takibi sırasında çalışma ve can güvenliklerinin korunması devletin temel yükümlülükleri arasındadır. Basın özgürlüğünün etkin biçimde kullanılabilmesi ancak gazetecilerin herhangi bir baskı, engelleme, fiziksel müdahale ya da özgürlüklerinden yoksun bırakılma riskiyle karşılaşmadan görev yapabilmelerine bağlıdır.
Geçmiş yıllarda 1 Mayıs etkinliklerini izleyen çok sayıda gazetecinin haksız gözaltı, fiziksel müdahale, ekipmanlarına zarar verilmesi ve haber takibinin engellenmesi gibi uygulamalarla karşı karşıya kaldığını biliyoruz.
Bu tür müdahaleler yalnızca gazetecilerin değil, toplumun haber alma hakkını ve demokratik kamu düzenini de zedelemektedir.
Türkiye Gazetecileri Cemiyeti olarak; İçişleri Bakanlığı’ndan 1 Mayıs’ta tüm illerdeki etkinlikleri izleyecek gazetecilerin görevlerini özgürce yerine getirebilmesi için çalışma güvenliklerinin sağlanmasını, haber takibinin engellenmemesini ve hukuka aykırı gözaltı uygulamalarından kaçınılmasını talep ediyoruz. Tüm basın emekçilerinin ve yurttaşlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.”
