Türkiye Belediyeler Birliğinin (TBB) Kent Konseyleri Yönetmeliği’nin 20. yılı dolayısıyla düzenlediği “Kent Konseyleri ve Demokratik Belediyecilik Çalıştayı” Birlik ana hizmet binasında gerçekleştirildi.

Kent Konseyleri Yönetmeliği'nin yürürlüğe girişinin 20. yılı vesilesiyle gerçekleştirilen çalıştay ile kent konseylerinin bugüne kadar yerel demokrasi, katılımcılık ve yönetişim alanlarında üstlendiği rolün değerlendirilmesi, uygulamada karşılaşılan sorunların tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlandı.
Belediye başkanlarını, kent konseyi temsilcilerini, akademisyenler ve sivil toplum aktörlerini bir araya getiren çalıştayda kent konseylerinin yerel karar alma süreçlerine katkıları, belediyelerle ilişkileri ve yurttaş katılımını güçlendiren uygulamaları ele alındı.

KATILIMCI YÖNETİM Çalıştayın açılış konuşmasını yapan TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, kent konseylerinin yerel demokrasinin güçlenmesinde önemli bir rol üstlendiğini belirterek, katılımcı yönetim anlayışının günümüz belediyeciliğinin temel ihtiyaçlarından biri haline geldiğini söyledi.
Kentlerin yalnızca fiziksel mekanlar olmadığını vurgulayan Yıldız, "Kentler; içinde yaşayan insanların kültürlerini, hafızalarını ve en önemlisi yönetim süreçlerine dahil olma iradelerini de şekillendiren çok önemli yerleşkelerdir” dedi.
Nüfus artışı, çeşitlenen kentsel ihtiyaçlar ve değişen toplumsal beklentilerin belediyecilik anlayışında dönüşümü zorunlu kıldığını ifade eden Yıldız, klasik ve tek yönlü hizmet üretme anlayışının artık yetersiz kaldığını belirterek, “Katılımı teşvik eden, ortak aklı esas alan ve vatandaşları, sivil toplumu ve akademiyi karar süreçlerine doğrudan dahil eden demokratik belediyecilik modeli büyük bir ihtiyaç olarak ortaya çıkıyor. Kent konseyleri ise bu dönüşümün önemli araçlarından biridir. Kent konseyleri, salt idari birer mekanizma olmanın ötesinde; hemşehrilik hukukunun, kentli haklarının ve katılım kültürünün en somut ve kurumsal tezahürlerinden biridir” değerlendirmesinde bulundu.
Yerel yönetimlerin iklim krizi, afet riski, ekonomik dalgalanmalar, göç hareketleri ve dijital dönüşüm gibi çok katmanlı sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu kaydeden Yıldız, bu sorunların çözümünde katılımcı mekanizmaların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

KENT KONSEYLERİ Programın ilk oturumunda, “Kent Konseyleri Deneyimi: Geride Kalan Yıllar, Deneyimler, Sorun Alanları ve Katılım Modelleri” başlığı ele alındı. Prof. Dr. Sibel Kalaycıoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda; Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanı ve Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu, Alanya Kent Konseyi Başkanı ve Akdeniz Kent Konseyleri Birliği Başkanı Nurhan Özcan ile Turkuaz Mahalle Dayanışması Sözcüsü Av. Barış Altınsoy görüş ve deneyimlerini paylaştı. Panel ve forum bölümlerinden oluşan oturumda kent konseylerinin bugüne kadar edindiği deneyimler ile karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri değerlendirildi.
Oturumda söz alan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, belediye sayısı göz önünde bulundurulduğunda kent konseylerinin henüz istenilen noktada olmadığının altını çizerek, “Ne yazık ki sivil toplum örgütlerimizin de çok sivil olmadığı bir dönemi yaşıyoruz” dedi.
Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanı ve Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu da konuşmasında hem Türkiye Kent Konseyleri Birliğinin hem Türkiye Kent Konseyleri Platformunun evrensel değerleri içselleştirerek ortak bir ağ oluşturduklarını kaydetti.

“Gelişmiş ülkelerin gelişmiş şehirlerinin neden geliştiklerini anlamak çok zor değil” diyen Kapanoğlu, elde edilen başarının katılımcılıkla sağlandığına vurgu yaptı. Kapanoğlu, kentlerin hızla gelişirken aynı zamanda da göç ve iklim krizi gibi farklı alanlarda yükün altında olduğunu anımsatarak, “Türkiye’de kent konseylerine her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Çünkü yerelde çok sesliliği ve farklı görüşleri birleştiren ve bundan sadece belediyelerin değil bütün kamu kurumlarının, faydalanmak isteyen yöneticilerin aslında faydalanabileceği bir yapı” dedi.

Alanya Kent Konseyi Başkanı ve Akdeniz Kent Konseyleri Birliği Başkanı Nurhan Özcan, toplumun farklı kesimlerinin karar süreçlerine dahil edilmesine ve üretilen ortak akıl yerel politikalara yansıtılması gerektiğine vurgu yaptı. Kentlerin çalışanların, kadınların, gençlerin engellilerin, meslek örgütlerinin, üniversitelerin ve sivil toplumun ortak yaşam alanları olduğunu belirten Özcan, “Örgütlü ve kurumsal mücadele olmadan demokrasi işlemez” dedi.
Çalıştayın değerlendirmesini yapan yerel yönetimler alanının duayen isimlerinden Prof. Dr. Ruşen Keleş, kent konseylerinin ortaya çıkışını demokratik katılım anlayışının gelişimi çerçevesinde ele aldı. Demokrasinin yalnızca seçim ve temsil mekanizmalarıyla sınırlı olmadığını belirten Keleş, tarihsel süreç içerisinde temsili demokrasinin doğrudan demokrasi araçlarıyla desteklenmesi ihtiyacının ortaya çıktığını ifade etti.
