Türkiye genelinde gençlik odaklı çalışmalarıyla bilinen Zamansız Platformu, bu yılki en büyük etkinliği olan Zamansız Zirve’25’i 17 Ekim’de, 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden ayağa kalkmakta olan Hatay’da gerçekleştirdi. Toplumsal hafızanın, kuşaklar arası dayanışmanın ve gençliğin ortak geleceği inşa etme gücünün merkezde olduğu zirve, sadece bir etkinlik değil; anlamlı bağların filizlendiği kolektif bir iyileşme alanı sundu.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlik, farklı şehirlerden gelen gençlerle yerel toplulukları bir araya getirerek dayanışma köprüleri kurdu.
Zamansız Platformu kurucu ortaklarından Müge Canan, etkinliğin temel değerini şu sözlerle özetledi: “Gelenek, geçmişle gelecek arasında taşınan bir emanettir. Bugünün haz ve hızla kuşatılmış dünyasında, gerçek bir gelecek inşası ancak bu emaneti koruyarak mümkündür. Biz, bu mirası unutmadan ama onu yeniden yorumlayarak gençlerle birlikte geleceğe taşıyoruz.”

KALICI BAĞ Kurucu ortak Ali Murathan Dikel ise açılış konuşmasında şu sözleri vurguladı: “Hatay sadece bir coğrafya değil; bir hafıza, bir direniş ve bir yeniden doğuş alanı. Bu topraklarda gençlerle birlikte yeni bir hikâye yazmak istiyoruz. Zirve, kalıcı bir bağın ilk adımıdır.”
Kendine inanmanın ve sınırların ötesine geçmenin en güçlü motivasyon olduğunun vurgulandığı zirvede, katılımcılar yalnızca dinleyici değil, sürecin etkin birer öznesi oldular.

ORTAK UMUTLAR Zirveye katılan sosyal girişimci ve akademisyen Prof. Dr. Itır Erhart, gençlerin sadece izleyen değil; söz alan, harekete geçen ve dönüşüm yaratan bireyler olması gerektiğini vurguladı.
Umutlu olmanın pasif bir bekleyiş değil, aktif bir çaba olduğunun altını çizen Erhart, toplumsal meselelerde gençlerin gönüllülük, dayanışma ve sorumluluk duygusuyla sürece katılmasının önemine dikkat çekti.

Albinizm farkındalığıyla tanınan Ayşenur Sena Tarakçı, dijital dünyanın gücünü paylaştı. İçerik üreticisi Arda Taçalan, dijital içerik ve kariyer üzerine deneyimlerini aktardı. Yerel girişimcilerden KEBO Kurucu ortağı ve Hatay KAGİD Başkanı Çiğdem Kıral ve Zülâl Koç kendi başarı hikayelerini anlattı. Hatay’da yaşayan ve zirvenin gerçekleşmesinde önemli katkıları bulunan Teknoloji Menajeri Gülşah Erdener Akın, gençlerle bir araya gelerek teknoloji ve inovasyonun toplumsal değişimdeki rolünü paylaştı. Geleceğin, gençlerin hayal gücüyle şekilleneceğini vurgulayan Akın, toplumsal fayda için herkesi daha çok paylaşmaya ve birlikte üretmeye davet etti.

CESUR İNSANLAR Zirvede konuşmacı olarak yer alan sinirbilimci Prof. Dr. Sinan Canan, insan beyninin belirsizlikle baş etme becerisi ve toplumsal uyumla ilişkisini anlattığı “Yeni Dünyanın Cesur İnsanları” başlıklı konuşmasında şu sözleriyle dikkat çekti: “Hayat, kendi içimizde ve birbirimizle sürekli bir dengeyi keşfetme yolculuğu. Bu süreç zaman zaman zorlayıcı olabilir; çünkü hem kendimizi hem de çevremizi anlamaya çalışırken çok şeyle yüzleşiriz. Ama işte tam da bu noktada, birbirimizi dinlemek, anlamak ve desteklemek devreye giriyor. İnsan, ancak başka bir insanla bağ kurduğunda bu yolculuk daha derin, daha anlamlı ve daha taşıyıcı hale geliyor. Gerçek iyileşme ve dönüşüm, bu karşılıklı etkileşimde saklı.”
Zirveye katkı sağlayan önemli çalışmalardan biri de Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elif Sarıcan tarafından yürütülen saha araştırmasıydı. Sarıcan’ın bölgedeki gençlerle gerçekleştirdiği anket ve odak grup çalışmaları, Hataylı gençlerin duygu dünyası, beklentileri ve sosyal ihtiyaçlarına dair somut veriler sundu.

ANLAMLI BAĞLAR Hatay’da 17–25 yaş arası 279 öğrenciyle yürütülen araştırma, gençlerin umutlu, üretken ve dayanıklı bir profil sergilediğini ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre gençler, kendilerini ifade edebilecekleri alanlara, anlamlı bağlara ve gönüllülük yoluyla topluma katkı sunabilecekleri fırsatlara ihtiyaç duyuyor. Zorlu yaşam koşullarına rağmen istekle üretmeye hazır olan gençler, yalnızca “yardım edilen” değil; “birlikte yol yürünülen” bireyler olmak istediklerini vurguluyor. Daha fazla duyulmak, daha fazla dahil edilmek ve fikirleriyle sürece katkı sunmak istediklerini dile getiriyorlar.
Bu bulgular, Zamansız Zirve’nin tematik yapısıyla birebir örtüşüyor. Zirve boyunca gençlerin aktif katılımıyla gerçekleştirilen etkinliklerde, onların ne kadar güçlü, yaratıcı ve topluma katkı sunmaya açık oldukları bir kez daha gözlemlendi. Zamansız Zirve, gençlerin sesini duyan, onlara alan açan ve birlikte üretmeyi odağına alan bir dayanışma platformu olarak öne çıkıyor. Hatay’daki bulgular, bu yaklaşımın gençlik politikaları ve sivil katılım alanında ne kadar güçlü bir etki yarattığını gösteriyor.

İLİM VE İRFAN Zirvenin ev sahipliğini yapan Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren de, Hatay’ın tarihsel ve kültürel mirasına dikkat çekerek üniversitelerin bu mirası yaşatma sorumluluğuna vurgu yaptı: “Medeniyetler, sadece taşla, toprakla değil; ilim ve irfanla inşa edilir. Bugün burada gençlerle, bilim insanlarıyla, girişimcilerle bir araya gelmek; bu toprakların taşıdığı kültürel ve insani birikimin yeniden filizlenmesine vesile olmaktadır. Üniversiteler olarak görevimiz yalnızca eğitim vermek değil, aynı zamanda bu birikimi yaşatmak ve yeni kuşaklara aktaracak zemini oluşturmaktır.”
Zirvenin gerçekleşmesinde büyük payı olan Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Erasmus Koordinatörü Melodi Çiftçi, Zamansız Zirve’25’in gençler için yarattığı ortak zemini şu sözlerle ifade etti: “Bu buluşma yalnızca bir etkinlik değil; ortak değerler etrafında kenetlenen gençlerin, birbirini tanıdığı, dinlediği ve birlikte çözüm üretebildiği bir paylaşım zemini.”
Etkinlik sonunda katılımcıların kurduğu ağlar, yalnızca zirve anına değil; sonrasına da yayılan dayanışma süreçlerinin zeminini oluşturdu. Zirve, Hatay’ın yeniden doğuş sürecine gençlerle birlikte atılmış güçlü bir adım, Türkiye gençliği içinse ortak geleceğe dair umut dolu, ortak iyileşmenin ve birlikte kurulan bir geleceğin habercisi.
