İYİ Parti Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin, deprem sonrası Hatay’da yaşanan sorunları TBMM gündemine taşıdı. Vatandaşın yaşam tarzının dikkate alınmasını öneren Çirkin, "Hatay 2+1 evlerle dolmuştur, Hatay’da böyle bir kültür yoktur" dedi.
TBMM Genel Kurulunda Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 8’inci maddesi üzerine yaptığı konuşmada hem kurumlar vergisi düzenlemesini hem de deprem sonrası Hatay’da yaşanan sorunlara değinen Çirkin, Kurumlar vergisi oranının yüzde 12,5’e düşürülmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendirdiklerini ifade ederken, bunun tek başına yeterli olmadığını belirtti ve “Sorunların çözümü adına tek başına yeterli bir çözüm olmadığını ve oranın daha düşük olması gerektiğini ifade etmek istiyoruz” dedi.

Konuşmasının devamında seçim bölgesi Hatay’daki sorunlara da dikkat çeken Çirkin, Hatay’ın 6 Şubat depremlerinden en ağır şekilde etkilenen il olduğunu vurguladı.
ŞANSSIZ HATAY “Hatay hepinizin bildiği gibi depremin en ağır darbesini yemiş ve hâlâ çeşitli sıkıntılar içerisinde olan bir ilimizdir. Neredeyse 6 Şubat depremindeki fiziki tahribatın yüzde 50’sini ve can kaybının da yüzde 50’sini kendi bünyesinde bulmuş son derece şanssız bir ilimizdir” ifadelerini kullanan Çirkin, deprem sonrasında yürütülen konut faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a daha önce de teşekkür ettiğini hatırlatan Çirkin, konut çalışmalarının hükümetin ifade ettiği ölçüde olmasa da hızlı ilerlediğini hatırlatarak, “Aslında bazı kusurların, bazı kabahatlerin sorumlusunun kendisinin olmadığını da biliyoruz. Bu, kendisinden evvelki Bakanlık döneminde yapılmış yanlış planların bedelidir.” dedi.
YANLIŞ PLANLAMA Yaşanan mağduriyetlerinin sebebini yanlış şehircilik planlamalarına bağlayan Çirkin, “Belki de Sayın Murat Kurum depremle beraber bu planların içerisinde olsaydı bu yanlışlıklar yapılmayacaktı ama yanlışıyla doğrusuyla Hükûmetin kararlarını uygulamış ve bu evlerin bir an evvel bitmesi, vatandaşın bir an evvel sıcak bir yuva bulması adına elinden gelen gayreti göstermiştir” diyerek, buna rağmen ciddi sorunların oluştuğunu söyledi.
Hatay’ın kültürel ve sosyal yapısına uygun olmayan konut tipleri başta olmak üzere iş sahiplerine yönelik mağduriyetleri de belirten Çirkin, şunları söyledi: “Hatay 2+1 evlerle dolmuştur, Hatay’da böyle bir kültür yoktur. İş yeri planlamalarındaki yanlışlıklar da aynı şekilde yapılmıştır. Dükkânların dağılımı ve dükkânların metrekaresi oradaki vatandaşlara hitap etmemektedir. Adamın 400 metrekare dükkânı var, 40’ar metrekarelik 3-4 tane ayrı ayrı dükkân vermişsiniz ve burada bir iş yapabilmesini bekliyor, umut ediyorsunuz. Bu, 400 metrekarelik dükkânda bu adam mobilyacılık yapıyordu. 40 metrekarelik dükkânda ne yapacak?”
Bazı bürokratların yaklaşımına da tepki gösteren Çirkin, vatandaşın yaşam tarzını ve mesleki gerçeklerini dikkate almayan anlayışın kabul edilemez olduğunu belirterek, “Zaman zaman çok daha altta bazı bürokratlarla konuştuğumuzda dehşete düşüyoruz. Adam depremden sonra ‘Hatay’da hayat değişecek’ diyor. Nasıl değişecek? Yani 70 yaşına kadar mobilyacılık yapmış bir adam 70 yaşından sonra kendisine verilen 40 metrekarelik dükkânlardan birinde önlüğü bağlayıp çay mı dağıtacak! Mesleğini nasıl icra edecek! Bu kadar sorumsuz bir beyan olabilir mi?” ifadesini kullandı.
Üst düzey bürokratların daha çözüm odaklı davrandığını ifade eden Çirkin, “Allah’tan yukarıdaki bürokratlar bunlardan çok daha insaflı ve inşallah bunlar yukarıyı beslemiyorlardır. Zaten yanlışlar da burada oluyor” diye konuştu.
Yaklaşık bin kadar dubleks ev sahibinin mağdur olduğunu belirten Çirkin, bu vatandaşların sorunlarının acilen çözülmesi gerektiğini ifade ederek, “Bunlar Sayın Bakanımızla görüştüler, Sayın Bakan bunları dinledi. Bunların çareleri bir an evvel bulunmalı, ortada mağduriyetler var. Bakanlığın konuya gerekli ilgiyi göstereceğine inanıyorum. 41-42 bin tane ev yapılmış, fazlasıyla bunlar boşta ve yapılan bu evler bu mağduriyetleri gidermede çok rahat kullanılabilir.”
