Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, parti yöneticilerinin katılımıyla İstanbul'da TİP Kurtuluş Bildirgesi'ni açıkladı. Bildirgenin yalnızca moral vermeyi değil, toplumsal örgütlenmeyi büyütmeyi hedeflediğini belirten Baş, “Bu iktidara teslim olmayacak toplumsal kuvvetin büyütülmesi için bir örgütlenme çağrısı yapıyoruz; moral çağrısı yapmıyoruz, örgütlenme çağrısı yapıyoruz” dedi.
Baş, toplantıyı geçen hafta yapmayı planladıklarını ancak partili iki öğrencinin “Yusuf Tekin istifa” pankartı asmalarının ardından tutuklanmaları nedeniyle ertelediklerini söyledi.
“SADECE SEÇİMLERE İNDİRGEYEN” TABLOYU YETERLİ BULMUYORUZ
Muhalefetin yalnızca seçim gününe odaklanmasını eleştiren Baş, seçimlerin önemini kabul ettiklerini ancak belirleyici olanın seçime kadar nasıl bir alternatif ve mücadele hattı oluşturulduğu olduğunu vurguladı.
Baş, “Türkiye’nin kurtuluşunu sadece seçimlere indirgeyen, sadece seçim matematiğine daraltan bir tabloyu da yeterli bulmuyoruz ya da sadece seçimlere kadar sabırla ilerleyecek bir sürecin bir seçim başarısı getirmeyeceğinin altını çiziyoruz” ifadelerini kullandı.
Seçimlerin yürütülecek mücadelenin sonucu olacağı görüşünü dile getiren Baş, sandık gününe kadar bekleyip 50+1 almayı esas alan anlayışın muhalefeti etkisizleştirdiğini savundu.
TOPLUMSAL TEPKİ İLE ÖRGÜTLÜ MÜCADELE ARASINDAKİ AÇI
Toplumda büyük bir tepki bulunduğunu ancak bunun kendisini ifade edecek kanalları bulamadığını söyleyen Baş, mevcut muhalefet zemininin bu enerjiyi etkin bir güce dönüştüremediğini belirtti. Bildirgeyi, halkın kendi kaderini eline alması ve bunun yöntemlerini tartışması için bir çağrı olarak tanımladı.
Baş, “Türkiye’de siyaset maalesef seçmene, mitingdeki kalabalığa indirgenmiş durumda. Oysa yurttaşın siyasetin öznesi olduğu ve tam anlamıyla kurtuluşumuzu kendi ellerimize almamız gereken bir süreçteyiz” dedi.
TİP'in henüz istediği ölçekte etkili olamadığını da ifade eden Baş, “Belki bu iktidarı yenemedik bugüne kadar ama asla teslim olmadık, geri adım atmadık, boyun eğmedik” diye konuştu.
SERVET DAĞILIMI VE SİSTEM ELEŞTİRİSİ
Dünyada karşı devrimci bir süreç yaşandığını ve halkların kazanımlarının hedef alındığını savunan Baş, Türkiye'deki mevcut yapıyı da uluslararası bir “kara ittifak”ın uzantısı olarak nitelendirdi.
2025 verilerine atıf yapan Baş, dünyadaki en zengin yüzde 10'un servetin yüzde 75'ini elinde tuttuğunu söyledi. Türkiye'de ise en zengin yüzde 1'in toplam servetin yüzde 35'inden fazlasına, nüfusun yüzde 50'sinin yalnızca yüzde 2,5'ine sahip olduğunu belirtti. Yoksulluğun nedenlerini tartışabilmek için servetin küçük bir azınlığın elinde birikmesinin de ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Baskıcı ve antidemokratik uygulamaların temelinde mevcut sistemi sürdürme arayışı bulunduğunu savunan Baş, bildirgeyle yalnızca iktidar değişikliğini değil, sistemin sorgulanması ihtiyacını da gündeme taşımak istediklerini söyledi.
Yaşanan tablonun esas sorumlusu olarak AKP iktidarını, Saray rejimini ve Cumhur İttifakı'nı gösteren Baş, muhalefetin bu tablonun sorumlusu olmadığını ancak değişmemesinin nedenlerinden biri olduğunu ifade etti. İktidarın muhalefete yönelik sistematik saldırılarını göz ardı etmediğini de vurguladı.
YENİ BİR SİYASAL PROGRAM VURGUSU
AKP'nin artık topluma gelecek umudu sunamadığını ve enerjisini muhalefeti sindirmeye yönelttiğini savunan Baş, bildirgeyle insanların yalnız olmadıklarını hissetmelerini ve iktidarın yenilgisinin mümkün olduğunu göstermeyi amaçladıklarını söyledi.
Yalnızca mevcut düzene itiraz etmekle yetinmek istemediklerini belirten Baş; eğitim, sağlık, barınma hakkı ve Türkiye'nin kaynaklarının toplum yararına kullanılması gibi başlıklarda nasıl bir ülke kurmak istediklerini yurttaşlarla daha ayrıntılı paylaşmaları gerektiğini dile getirdi. Baş, “Yeni bir Türkiye, yeni bir siyasal programla daha etkili bir mücadele hattı öreceğiz” dedi.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.