Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPK) 133’üncü maddesi, Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personelinin görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmaların nasıl yapılacağını düzenliyor. Kurul Başkan ve üyeleri için ilgili Bakanın, Kurul personeli için ise Kurul Başkanının izin vermesi gerekiyor.
Kurul Başkanı ve üyeleri ile Kurul personeli hakkında görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı soruşturma izni verilebilmesinin koşulu var. Kişilerin kendilerine çıkar sağlamak veya Kurula zarar vermek kastıyla hareket ederek bu işlemler sonucunda çıkar sağlamış oldukları hususunda açık ve yeterli emarelerin bulunması gerekiyor.
ÜÇÜNCÜ KİŞİYE ÇIKAR SAĞLARSA
Hükmün karşıt anlamından, üçüncü kişilere çıkar sağlamak kastıyla hareket eden, işlemler sonucunda üçüncü kişilere çıkar sağlamış oldukları hususunda açık ve yeterli emareler bulunsa bile Kurul Başkan ve üyeleri ile personeline soruşturma izni verilemeyecek demektir.
2012 yılında yasada yapılan değişiklik, yasa tasarısı TBMM komisyonda görüşülürken, muhalefet şerhi koyan milletvekillerinin gerekçesi şöyle oldu:
“Kurul Başkan ve üyeleri ile personelinin hukuki ve cezai sorumluluğu düzenlenirken ‘üçüncü kişilere zarar verilmesi’ durumu tasarı metninden ve dolayısıyla soruşturma kapsamından çıkarıldı. Böylelikle Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personeli hakkında görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı soruşturma izni verilmesi için bu kişilerin kendilerine çıkar sağlamak veya Kurula zarar vermek kastıyla hareket etmeleri yeterli kabul edildi. Üçüncü kişilere zarar vermek dışarıda bırakıldı.
Her ne kadar iyi niyetli bürokratı suiistimallerden koruma gerekçesi sunulsa da bu durum tehlikeli ve yanlıştır. Zira Kurula zarar veren bir yönetici hakkında soruşturma açılabilecekken vatandaşa zarar veren bir bürokrat koruma zırhına alınıyor.”
KÖTÜ NİYETLİYE KALKAN
Muhalefet milletvekillerinin itirazı sonuç vermedi. AKP’li milletvekillerinin oylarıyla “üçüncü kişilere zarar verilmesi” metinden çıkarıldı. “Üçüncü kişilere zarar vermek” ibarelerinin çıkarılmasının iyi niyetli bürokratlara koruma sağlamayı amaçladığı ileri sürülmesine karşın, kötü niyetli ve siyasi baskıya açık olabilecek bürokratlara da kalkan olarak getirildi. “Açık ve yeterli emare” olma şartı aslında kurul personeline yeterli koruma ve dokunulmazlık sağlıyor.
Hukuki alanda emare, bir olayın varlığına işaret eden ancak tek başına ispat gücü olmayan kanıtları ifade eder. Hukukta “Açık emare” ise bir suçun, iddianın veya hukuki durumun gerçekleştiğine dair hiçbir duraksamaya veya şüpheye yer bırakmayacak kadar net, dışarıdan gözlemlenebilir belirti, iz veya bulgu anlamına gelir.
Bu duruma göre çıkar sağlamak veya Kurula zarar vermek kastıyla hareket ederek işlemler sonucunda kendilerine çıkar sağlamış oldukları hususunda yeterli şüphe bulunması durumunda soruşturma izni verilemeyecek. Zira “Yeterli şüphe” ile “Açık ve yeterli emare” farklı terimlerdir.
NERESİNDEN BAKILIRSA BAKILSIN
Kamu davası açmak için “Yeterli şüphe”, toplanan delillere göre şüphelinin suçlu bulunma (mahkûm olma) ihtimalinin beraat etme ihtimalinden daha yüksek olmasıdır. “Açık ve yeterli emare” ise bir suçun, iddianın veya hukuki durumun gerçekleştiğine dair hiçbir duraksamaya veya şüpheye yer bırakmayacak kadar net, dışarıdan gözlemlenebilir belirti, iz veya bulgu anlamına geliyor.
Konunun neresinden bakılırsa bakılsın Kurul personeli yasama organı tarafından koruma altına alınmış. Bu koruma, ne Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması kanununda, ne de Yükseköğretim Kanunu’nda var. Soruşturmaya izin verilmesine ya da verilmemesine dair kararlar aleyhine, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Danıştay nezdinde itiraz yoluna başvuruluyor. Ama bu husus personelin koruma altına alındığı gerçeğini kaldırmıyor.
AVUKATLIK ÜCRETİ DEVLETTEN
SPK Başkan ve üyeleri ile Kurul personeli, görevden ayrılmış olsa bile, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturmaların, ilgili üye veya personelin talebi hâlinde, avukat veriliyor.
Dava giderleri de avukatlık tarifesinin 15 katını aşmamak üzere Kurul bütçesinden karşılanıyor. Bu da memurlar ve diğer kamu görevlileriyle üniversite mensuplarına karşı SPK personeline tanınmış olan olağanüstü bir ayrıcalıklardan birisi.
Bunların da bilinmesini istedim.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.