Bu alana reklam verebilirsiniz Sol kule (geniş ekran) · 160×600 px
(326) 214 86 49
Reklam
05 Ekim 2026, Pazartesi
Reklam
Vefat Edenler
Gündem (Ulusal)

Prof. Dr. Ünlügenç Adana'daki depremi değerlendirdi: Bu bölge 5 ve 5.8 arasında depremler üretebilecek bir alan

Adana'da Saimbeyli merkezli art arda meydana gelen 4 ve üzeri büyüklükteki depremler, bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme getirdi. Çukurova Üniversitesi'nden (ÇÜ) Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, Saimbeyli-Feke ile Göksun-Kozan arasındaki bölgenin bir 'makaslama zonu' olduğunu belirterek, "Bu bölge, bir makaslama zonu olması nedeniyle 5 ve 5.8 arasında depremler üretebilecek bir alandır. Bu büyüklüklerde depremler beklenebilir" ifadelerini kullandı.

3 dk okuma 0
Prof. Dr. Ünlügenç Adana'daki depremi değerlendirdi: Bu bölge 5 ve 5.8 arasında depremler üretebilecek bir alan
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde dün saat 14.19'da 4,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Bu sarsıntıdan 17 dakika sonra bu kez saat 14.36'da 4,9 büyüklüğünde ikinci bir deprem yaşandı. Ardından yakın bölgede saat 14.43'te merkez üssü Osmaniye'nin Sumbas ilçesi olan 5.2 büyüklüğünde üçüncü bir deprem oldu. Aynı gün saat 19.00'da 4.3 ve saat 20.28'de Saimbeyli'de 4.4 büyüklüğünde depremler yaşandı. Bugün saat 01.51'de de 4.1 büyüklüğünde 6'ncı deprem meydana geldi. Depremler Adana yanı sıra çevre illerde de hissedildi.

AYNI BÖLGEDE 4 VE ÜZERİ 6 BÜYÜK DEPREM

Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin içi · 640×320 px
(326) 214 86 49

ÇÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Genel Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, bu bölgede meydana gelen 4 ve üzeri büyüklüklerdeki 6 depremin yanı sıra iki hafta önce 21 Eylül'de saat 04.02'de merkez üssü yine Adana’nın Saimbeyli ilçesinde 5 büyüklüğünde bir deprem daha yaşandığını hatırlattı. Saimbeyli ilçesinde sık sık saha çalışmaları yürüttüklerini belirten Ünlügenç, bölgedeki deprem hareketliliğini ve riskleri DHA'ya anlattı.

Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>
Gözden KaçmasınProf. Dr. Pampal'dan dikkat çeken uyarı: Topun ağzında olan yerlerden biriHaberi görüntüle

'2023 DEPREMLERİ SONRASINDA BİNLERCE SARSINTI OLUŞTU'

Adana ve yakın çevresinin Doğu Anadolu Fay Sistemi, Ecemiş Fay Zonu, Sürgü–Çardak Fay Zonu, Savrun, Kozan, İmamoğlu, Karataş-Ceyhan-Osmaniye, Toprakkale ve Yumurtalık fayları gibi çok sayıda tektonik yapının etkisi altında bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, "Depremin meydana geldiği Saimbeyli-Feke ile Göksun–Kozan arasındaki koridor jeolojik açıdan bir 'makaslama zonu' konumunda bulunuyor. Bu bölgede 6 Şubat 2023 depremleri ve sonrasında binlerce sarsıntının oluştu ve 5 ve üzeri sarsıntıların halen devam ettiği karmaşık ve bilimsel olarak ayrıntılı incelenmesi gereken bir bölge" dedi.

'EN BEKLENEN BÖLGE'

Bölgenin 5 ile 5.8 arasındaki büyüklüklerde deprem üretme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, "Bu bölge; makaslama zonu ve tektonik yönden kompleks, zayıf bir zon olduğundan yer kabuğunda birikmiş olan potansiyel enerjinin kolaylıkla kinetik enerjiye dönüşebileceği en olağan, en beklenen bölge. Bu büyüklüklerde depremlerin olmasının da halkımıza büyük zararlar vereceğini düşünmüyorum. Yer kabuğunda birikmiş olan enerjinin zaman zaman bu tür küçük ölçekli sarsıntılarla açığa çıkması bölge açısından daha yararlı. Çünkü çok uzun süre yer kabuğu içerisinde birikmiş olan potansiyel enerjinin birden açığa çıkmasından ziyade küçük salınımlarla açığa çıkması o bölgeyi rahatlatacaktır. Son depremlerin yaşandığı bölgede birtakım sismik faaliyetlerin olması devam edecektir. Bundan sonrası için bizim düşüncemiz; bu bölge, bir makaslama zonu olması nedeniyle 5 ve 5.8 arasında depremler üretebilecek bir alandır. Bu büyüklüklerde depremler beklenebilir" diye konuştu.

Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

'DEPREM DİRENÇLİ ŞEHİRLER OLUŞTURULMALI'

Türkiye'nin konum itibarıyla deprem bölgesi olduğunun altını çizen Ünlügenç, "Yer kabuğu sürekli hareket halindedir. Levhalar birbirini sıkıştırdıkça, birbirlerinin sınırları boyunca kayıp, potansiyel enerji ürettikleri sürece bu depremleri ülkemizde özellikle zayıf zonlarda yaşayacağız. Yönetmeliklerde belirtildiği üzere yapılaşmanın sağlanması, deprem dirençli şehirlerin oluşturulması gerekmektedir. Gelişmiş ülkelerde büyüklükleri 7 ve üzerinde depremler olduğunda insanlar binalarından kaçmıyorlar, kendilerini koruyabilmek için özellikle binalarına giriyorlar. Bizde de öyle olması gerekiyor" dedi.

Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri

Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.

Kaynak: Hürriyet – haberin aslı
Bu haberi paylaşın
Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin sonu · 728×90 px

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Haberler