Bu alana reklam verebilirsiniz Sol kule (geniş ekran) · 160×600 px
(326) 214 86 49
Reklam
28 Ekim 2026, Çarşamba
Reklam
Vefat Edenler
Reklam
Gündem (Ulusal)

Otomatik vites araç kullanan sürücülerin tamamında görülmeye başladı

Milyonlarca sürücünün vazgeçilmezi olan otomatik vites, direksiyon başındaki en yaygın alışkanlıkla birleşince ciddi bir...

Güncelleme: 2 dk okuma 0
Otomatik vites araç kullanan sürücülerin tamamında görülmeye başladı

İstanbul gibi şehir içi trafiğinde ve uzun yolculuklarda sağladığı sürüş kolaylığıyla milyonlarca sürücünün tercih ettiği otomatik vitesli araçlar ile ilgili kritik uyarı yapıldı. Biyomekanik ve fizyoterapi alanında yapılan güncel araştırmalar sonrasında otomatik vites araçlar, sürücülerin neredeyse tamamının omurga sağlığını tehdit ettiği belirlendi. Sürüş esnasında işlevsiz kalan sol bacağın yanlış konumlandırılmasının leğen kemiği (pelvis) simetrisini bozduğu ve bel fıtığı (lumbal disk hernisi) riskini iki kat arttırdığı ortaya çıktı.

OTOMATİK VİTES KULLANAN SÜRÜCÜLER DİKKAT

Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin içi · 640×320 px
(326) 214 86 49

Özellikle debriyaj pedalı bulunmadığı için saatlerce hareketsiz kalan sol bacağın koltuğun altına kıvrılması ya da rastgele yana yatırılmasının, omurgaya binen yükü dengesizleştirdiğini belirten uzmanlar, oluşan bu asimetrik duruşun doğal kıvrımını (lordoz) bozduğunu açıkladı.

GİZLİ ASİMETRİ OMURLAR ARASINDAKİ BASKIYI ARTIRIYOR

Manuel araçlarda her iki bacak aktif olarak kullanılırken, otomatik vitesli araçlarda sol bacak tamamen devre dışı kalıyor. Otomatik viteste, ağırlık merkezinin tek bir tarafa kaymasıyla birlikte, bel omurları (özellikle L4-L5 ve L5-S1 diskleri) arasındaki bası eşitliği bozuluyor. Uzun süre bu pozisyona maruz kalan disk dokusu zamanla yıpranarak dışa doğru taşıyor ve sinirlere baskı yaparak bel fıtığına neden oluyor.

SOL AYAK DAYAMA PLAKASI SÜS DEĞİL

Uzmanlar, araç tasarımcılarının sürücü kabinine yerleştirdiği "ayak dayama plakası" (dead pedal / footrest), yalnızca bir tasarım olarak değil, omurga biyomekaniğini korumak için tasarlanmış kritik bir ergonomi unsuru olduğunun altını çizdi. Sol ayağın bu platforma tam taban basacak şekilde yerleştirilmesi, vücudun koltuğa eşit dağılmasını ve leğen kemiğini kilitli tutarak omurgaya binen titreşimleri absorbe ediyor. Sol bacağın bu destekten mahrum bırakılması ise alt gövdenin tüm stabilitesini bozarak omurga üzerindeki mekanik baskıyı yükseltiyor.

DİZİN BÜKÜLÜ KALMASI GEREKİYOR

Omurga sağlığını korumak için ilk olarak sol ayağın koltuğun altına kıvrılmaması, tabanın ayak dayama plakasına tam oturması ve dizin hafif bükülü kalması gerekiyor. Koltuk ayarı yapılırken, sağ ayak frene tam bastığında ve sol ayak destek plakasındayken her iki dizde de yaklaşık 120 derecelik rahat bir açının korunması leğen kemiğinin dengesi açısından kritik önem taşıyor.

100-110 KURALINA UYMAK GEREKİYOR

Öte yandan arka cepte taşınan kalın cüzdan veya telefon gibi eşyaların sürüş öncesinde çıkarılması tavsiye ediliyor; zira bu alışkanlık oturma pozisyonunu tek taraflı yükselterek omurgada skolyoz benzeri eğikliklere neden oluyor. Koltuk sırtlığının 100-110 derecelik açıda tutularak bel boşluğunun tam desteklenmesi ve uzun yolculuklarda en az 90 dakikada bir mola verilip kısa esneme hareketleriyle pasif kasların canlandırılması fıtık riskini minimuma indiriyor.

Kaynak: Sözcü – haberin aslı
Bu haberi paylaşın
Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin sonu · 728×90 px

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Haberler