Bu alana reklam verebilirsiniz Sol kule (geniş ekran) · 160×600 px
(326) 214 86 49
Reklam
06 Kasım 2026, Cuma
Reklam
Vefat Edenler
Reklam
Genel Haberler (Yerel)

LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR OYUNCAK MÜZESİ’NDE

2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında, lösemi tedavisini tamamlamış ve henüz tedavisi devam eden çocuklar İstanbul Oyuncak Müzesi’ni ziyaret etti. Göztepe’de bulunan müzede düzenlenen ‘Ben Bir Süper Kahramanım’ Tasarım Atölyesi’nde çocuklar kendi süper kahramanlarını tasarladı.

Güncelleme: 3 dk okuma 2
LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR OYUNCAK MÜZESİ’NDE

2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında, lösemi tedavisini tamamlamış ve henüz tedavisi devam eden çocuklar İstanbul Oyuncak Müzesi’ni ziyaret etti. Göztepe’de bulunan müzede düzenlenen ‘Ben Bir Süper Kahramanım’ Tasarım Atölyesi’nde çocuklar kendi süper kahramanlarını tasarladı. 

Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Malbora, tedavisi tamamlanan ya da henüz tedavisi devam eden çocukları Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında Göztepe’deki İstanbul Oyuncak Müzesi’ne götürdü. Müzedeki oyuncakları büyük bir ilgi ve merakla gezen çocuklar daha sonra yazar ve şair Sunay Akın ile birlikte ‘Ben Bir Süper Kahramanım’ Tasarım Atölyesi’nde kendi süper kahramanlarını oluşturdular. 

Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin içi · 640×320 px
(326) 214 86 49

ÜÇ KANSERİN BİRİ LÖSEMİ         Etkinlikte konuşan Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Malbora, çocuklarda üç kanserden birinin lösemi olduğunu belirterek, “Çocuklarımızın çektiği acıları, tedavide yaşadıkları sorunları biraz da olsa topluma aktarabilmek ve o dayanışma duygusunu onlarla paylaşmak için farkındalık oluşturuyoruz. Aslında çocukluk çağı lösemilerinden birazcık bahsetmek gerekir. Çocuklarda görülen kanserlerin en sık görüneni lösemiler. Neredeyse üç kanserin biri lösemi. Dolayısıyla biz çocuk hematologlarının en çok uğraştığı kanser, lösemi. Yani kemik iliği kanseri diğer ismi ile kan kanseri olarak da toplumda isimlendiriliyor. Çocukluk çağı lösemisinin aslında 60-70 yıllık tanıdan tedaviye bir öyküsü var. İlk yıllarda tanısı koyulup bu hastaların hemen hemen hepsi kaybediliyordu” dedi.

BULAŞICI DEĞİL                           Löseminin bulaşıcı bir hastalık olmadığına da değinen Prof. Dr. Malbora, “Çocukluk çağı lösemileriyle biz başa çıkabiliyoruz. Çocuklarımızın hepsi maskelidir. Toplumsal olarak şu algı içerisine giriyoruz. Acaba çocuktan yani hastadan başka bir insana bu hastalık bulaşır mı? Hayır bulaşmaz. Biz aslında hasta çocuklarımızı diğer sağlıklı bireylerden korumak için maske takmalarını istiyoruz. Bulaşıcı olan sadece iyilik olsun, hastalık bulaşıcı değildir” diye konuştu.

OYUNCAK MÜZESİ           Prof. Dr. Malbora, atölyede çocuklarla beraber süper kahraman çalışması yapacaklarını belirterek, “Bugün öncelikle yazar ve şair Sunay Akın Bey'e çok teşekkür ediyorum. Bizi burada misafir olarak ağırladılar. Biz burada öncelikle çocuklarımıza oyuncak müzesini gezdirdik. Sunay Hocamız çocuklarımızla sohbet gerçekleştirdi ve ardından da çocuklarımıza birlikte atölye çalışması yaptı. İçeriği de ben bir süper kahramanım. Gerçekten de yaşadıkları gibi, bu hayatın gerçek kahramanları olmaları gibi. Bunu atölye çalışmasıyla da taçlandırdılar” ifadelerini kullandı.

KEMİK İLİĞİ NAKLİNE İHTİYAÇ VAR             Prof. Dr. Malbora, “Lösemili çocuklarımızın yüzde 15 kadarı kemik iliği nakline ihtiyaç duyuyor. Yani biz sağlıklı gönüllere ihtiyaç duyuyorlar. Özellikle Türk Kök'ten bahsetmek istiyorum. Bizim Kızılay çatısı altında gönüllü bağışları topladığımız bir kurumumuzdur. 18-35 yaş arasında tüm sağlıklı bireyler lütfen gönüllü olsunlar, kök hücre bağışçısı olsunlar. Hastalarımıza can versinler” dedi.

MÜZENİN ZİYARETÇİLERİ ÇOCUKLAR                  İstanbul Oyuncak Müzesi Kurucusu yazar ve şair Sunay Akın da, lösemili çocukların müzeye gelen en önemli ziyaretçilerden olduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Değerli hocamız Prof. Dr. Barış Malbora’nın düşüncesiydi. ‘Hastalarımı getirebilir miyim?’ dedi. Tabii ben öylece kala kaldım, bu güzel aydın insan karşısında. Düşünsenize, tedavi ettiği çocukları hastanenin dışına götürüp onları gezdirmek, eğlendirmek isteyen, bunu tedavinin bir parçası olarak gören böyle güzel hekimlerimiz var. Çocuk hekimlerimiz çok çok değerli. Bütün hekimlerimiz çok değerli. Çok daha farklı tabii çocuk hastayla ilgilenmek. Çocuk çünkü çok başka bir anatomik yapı, başka bir dünya. Ama ne mutlu ki, hep böyle çocuk kalan, hayallerini terketmeyen çok değerli hekimlerimiz var. Biz çok şanslıyız. Bu haftada şunu söylüyorum ben; hekimlerimizin, sağlık çalışanlarımızın, eczacılarımızın, hemşerilerimizin, ilaç mümessillerinin, bütün sağlık çalışanlarımızın kıymetini bilelim. Biz insan yönüyle, insan olarak, yani gelenekten beri var olan elden ele geçen bu sağaltma kültüründe çok iyi bir yerdeyiz. Bu yüzden Barış Hocama çok teşekkür ediyorum, gerçek bir hekim olduğu için, tedavinin en önemli parçasını, çocukların moral güç olarak, onların değerli olduğunu hissettirmek gerektiğini bugün bize yaşattı ve alıp onları İstanbul Oyuncak Müzesi'ne getirdi. Bence müzenin kurduğundan beri buraya gelen en önemli ziyaretçiler arasında yer alıyor bu güzel çocuklarımız. İyi ki, iyi ki hekimlerimiz var.”

Bu haberi paylaşın
Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin sonu · 728×90 px

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Haberler