Buse Güngör | CNNTurk.com Muhabiri
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırı seçeneklerini değerlendirdiği iddia ediliyor. Amerikan basınında gündeme gelen seçenekler arasında, yaklaşık 10 ton ağırlığındaki ve “Tüm Bombaların Anası” olarak bilinen MOAB bombası da bulunuyor. Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, bombanın geniş bir alanda yıkıma yol açabileceğini ancak yer altındaki derin nükleer tesisleri vurmak için tasarlanmadığını belirtiyor. Dr. Canan Tercan ise olası saldırıyı Trump'ın yaklaşan seçimler öncesinde siyasi gücünü artırma ve İran üzerindeki baskıyı yükseltme arayışıyla ilişkilendiriyor.
Amerikan basınında dikkat çeken bir iddia gündemde. ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'a yönelik daha ağır saldırı seçeneklerini değerlendirdiği öne sürülüyor. İddialara göre bu seçenekler arasında, yaklaşık 10 ton ağırlığındaki ve “Tüm Bombaların Anası” olarak bilinen dev bomba da bulunuyor.
CNN International'ın haberine göre Amerikan ordusu, İran'ın enerji altyapısını ve nükleer tesislerini hedef alabilecek yeni saldırı seçenekleri üzerinde çalışıyor.
Peki, bu bomba nasıl bir yıkıma yol açabilir? İran'ın yer altındaki nükleer tesislerini vurabilir mi? ABD'nin elindeki bu silah, savaşın seyrini değiştirebilir mi, yoksa Tahran'a yönelik bir gözdağı mı?
Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla ve İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Canan Tercan, olası saldırının askeri ve siyasi boyutlarını değerlendirdi.
Video haberler
İran'a 10 tonluk gözdağı! Trump’ın yeni silahı: Tüm bombaların anası
ABD orman yangınlarıyla boğuşuyor: Kaliforniya'da 200 dönüm alan küle döndü
Yunan asker ordudan petrol çalmış: 300 bin litrelik vurgun, 5 yıl hapis!
SON DAKİKA... Üsküdar Belediye Başkan Vekiline veda! Erdoğan cenaze törenine katıldı
Usta sanatçı Alpay son yolculuğuna uğurlandı
TÜM BOMBALARIN ANASI NASIL BİR SİLAH?
Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, bombanın en önemli özelliğinin geniş bir alanı etkisi altına alabilmesi ve yüksek miktarda patlayıcı taşıması olduğunu belirtti. Fazla, yaklaşık 22 bin pound ağırlığındaki bombanın, yani yaklaşık 10 tonluk mühimmatın, içerdiği patlayıcı miktarı bakımından diğer konvansiyonel bombalardan ayrıldığını ifade etti. Bombanın içindeki patlayıcı miktarının yaklaşık 8 bin 500 ila 8 bin 700 kilogram arasında değiştiğini söyledi. Normalde F-16 uçaklarından atılan genel maksat bombalarının yaklaşık 2 bin pound ağırlığında olduğunu hatırlatan Fazla, söz konusu mühimmatın bu bombalara kıyasla çok daha büyük bir kapasiteye sahip olduğunu vurguladı.
GENİŞ BİR ALANDA YIKIMA NEDEN OLABİLİR
Bombanın kullanım amacını anlatan Fazla, mühimmatın yere temas etmeden önce patlatılarak geniş bir alanda etkili olacak şekilde tasarlandığını belirtti.
Böyle bir patlamanın, hedef bölgedeki askeri birlikleri ve binaları etkisi altına alabileceğini söyleyen Fazla, bombanın patlama basıncıyla yapıların yıkılmasına ve çevredeki oksijenin hızla yer değiştirmesine neden olabileceğini ifade etti.
Fazla'ya göre bombanın etkisi, patlamanın merkezinden yaklaşık 1,5 kilometreye kadar uzanabiliyor. Bu mesafede patlama basıncı, parçaların etkisi ve yüksek sıcaklık nedeniyle ciddi hasar meydana gelebiliyor. Patlamanın merkezine yakın bölgelerde yıkımın daha ağır olacağını belirten Fazla, çevredeki binaların da zarar görebileceğini, insanların ise patlamanın etkileri nedeniyle hayati tehlikeyle karşılaşabileceğini söyledi.
İRAN'IN YER ALTINDAKİ NÜKLEER TESİSLERİNİ VURABİLİR Mİ?
Bombanın İran'ın yer altındaki tesislerine karşı kullanılıp kullanılamayacağı da tartışma konusu. Dr. Hüseyin Fazla, “Tüm Bombaların Anası” olarak bilinen mühimmatın derinlere nüfuz etmek üzere tasarlanmadığını vurguladı. Bu nedenle bombanın, dağların altına inşa edilmiş nükleer tesisleri doğrudan imha edebilecek bir silah olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Fazla, İran'ın Fordo, Natanz ve İsfahan gibi nükleer tesislerine yönelik daha önceki saldırılarda farklı bir mühimmatın kullanıldığını hatırlattı. B-2 bombardıman uçaklarından atılan GBU-57 tipi sığınak delici bombaların, yer altındaki hedeflere ulaşmak amacıyla tasarlandığını ifade eden Fazla, bu mühimmatın yaklaşık 30 bin pound ağırlığında olduğunu ve uygun koşullarda onlarca metre derinliğe nüfuz edebildiğini söyledi.
Fazla'ya göre “Tüm Bombaların Anası” geniş yüzey alanlarını etkileyebilir ancak yer altındaki derin ve korunaklı tesisleri imha etmek için aynı işlevi yerine getiremez.
ABD'NİN ELİNDE KAÇ TANE VAR?
Bombanın sınırlı sayıdaki üretimi de olası bir harekâtın kapsamını belirleyen unsurlar arasında. Fazla, ABD'nin bu mühimmattan yaklaşık 12 adetlik bir kapasiteye sahip olduğunu belirterek, bombanın geniş çaplı ve uzun süreli bir harekâtın temel unsuru olmaktan çok sınırlı bir operasyon için kullanılabileceğini söyledi.
Fazla, aynı etkinin bazı koşullarda daha fazla sayıda genel maksat bombası kullanılarak da elde edilebileceğine dikkat çekti. Bu nedenle söz konusu mühimmatın askeri etkisinin yanı sıra psikolojik bir boyutu da bulunduğunu ifade eden Fazla, ABD'nin bu tür silahlarla askeri kapasitesini dünyaya gösterme amacı taşıyabileceğini değerlendirdi.
TRUMP'IN HEDEFİNDE KASIM SEÇİMLERİ Mİ VAR?
İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Canan Tercan ise olası saldırı seçeneğini ABD'nin iç siyaseti ve yaklaşan seçimler üzerinden değerlendirdi.
Tercan'a göre Trump, sonucu henüz netleşmeyen ve ekonomik etkileri devam eden bir savaş karşısında siyasi elini güçlendirmek istiyor. Kasım ayındaki seçimler öncesinde ABD yönetiminin hem savaşın seyrine hem de enerji fiyatlarına ilişkin baskıyı azaltmaya çalıştığını belirtti. Tercan, Rusya ile yapılan görüşmelerin ve petrol arzına ilişkin adımların da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Rusya ile ilişkiler üzerinden petrol fiyatlarına yönelik baskının hafifletilmesi durumunda Trump'ın İran'a karşı daha sert adımlar atmak için kendisini daha rahat hissedebileceğini ifade eden Tercan, bunun ABD Başkanı'na seçmenlerine güçlü olduğu mesajını verme imkânı sağlayabileceğini belirtti.
“TÜM BOMBALARIN ANASI” BİR GÖZDAĞI MI?
Tercan, Trump'ın daha önce de sert açıklamalarda bulunduğunu, tehdit ve müzakere mesajları arasında değişen bir tutum sergilediğini söyledi.
Bununla birlikte, Trump'ın açıklamalarının tamamının blöf olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Tercan, geçmişte ciddi askeri operasyonların da gerçekleştirildiğine dikkat çekti.
Tercan'a göre söz konusu bombanın gündeme gelmesi, İran'a yönelik olası bir saldırı tehdidinin yanı sıra Washington'ın elindeki askeri seçenekleri gösterme çabasının da parçası olabilir.
İRAN'IN ENERJİ VE EKONOMİK ALTYAPISI HEDEFTE OLABİLİR
Dr. Canan Tercan, ABD'nin İran üzerindeki baskıyı artırmak için yalnızca askeri hedefleri değil, enerji ve ekonomik altyapıyı da gündemine alabileceğini değerlendirdi.
Tercan, İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası saldırıların yanı sıra limanların ve kritik altyapı tesislerinin hedef alınmasının da gündeme gelebileceğini söyledi.
Özellikle su arıtma tesisleri gibi kritik altyapı noktalarının vurulmasının İran üzerindeki baskıyı artırabileceğini belirten Tercan, ekonomik koşulların zaten ağır olduğu ülkede yeni saldırıların etkilerinin daha da hissedilebileceğini ifade etti.
Bununla birlikte Tercan, ABD'nin doğrudan sivilleri hedef almasının uluslararası kamuoyunda ve Amerikan iç siyasetinde ciddi tepkilere yol açabileceğini belirtti. Bu nedenle Washington'ın doğrudan sivil hedefler yerine, dolaylı baskı oluşturabilecek stratejik tesislere yönelmesinin olası seçeneklerden biri olduğunu savundu.
RUSYA İLE YAKINLAŞMA İRAN'A SALDIRI İHTİMALİNİ ARTIRIR MI?
Tercan, ABD'nin Rusya ile yürüttüğü temasların da İran'a yönelik olası askeri hamleler açısından önem taşıdığını belirtti. Rusya ile yapılan anlaşmaların enerji piyasalarındaki baskıyı azaltabileceğini ve Washington'ın hareket alanını genişletebileceğini ifade eden Tercan, bu gelişmelerin Ukrayna ve Avrupa'da da tepkiyle karşılandığını hatırlattı.
Tercan'a göre Trump yönetimi, uluslararası tepkilere rağmen Rusya ile anlaşma yoluna giderek kendi siyasi ve ekonomik hedeflerini önceleyebiliyor. Bu yaklaşım, İran'a yönelik yeni bir saldırı ihtimalinin tamamen göz ardı edilemeyeceğini gösteriyor.
SAVAŞIN SEYRİNİ DEĞİŞTİREBİLİR Mİ?
Askeri açıdan değerlendirildiğinde, “Tüm Bombaların Anası” geniş bir alanda ağır yıkıma yol açabilecek bir mühimmat. Ancak yer altındaki derin nükleer tesisleri imha etmek üzere tasarlanmış bir sığınak delici bomba değil.
Dr. Hüseyin Fazla, bu mühimmatın sınırlı sayıda bulunması ve kullanım amacının belirli olması nedeniyle ABD'nin savaşı kazanmasını sağlayacak tek başına bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Dr. Canan Tercan ise bombanın gündeme gelmesini, Trump'ın İran üzerindeki askeri ve siyasi baskıyı artırma arayışının bir parçası olarak değerlendirdi.
Sonuç olarak, İran'a yönelik yeni bir saldırı seçeneğinin gündemde olduğu iddia edilse de “Tüm Bombaların Anası”nın kullanılacağına ilişkin kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. Asıl soru, bu silahın sahada kullanılıp kullanılmayacağından çok, Trump yönetiminin İran'ı daha ağır askeri ve ekonomik baskıyla anlaşmaya zorlayıp zorlamayacağı.
İlgini Çekebilir
İran'a 10 tonluk gözdağı! Trump’ın yeni silahı: Tüm bombaların anası
Limanda "palamut" kabusu! Çevrede yaşayanlar kokudan nefes alamıyor
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.