İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen, 53'ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası'nın 100. gününde Ekrem İmamoğlu, savunmasının üçüncü gününü tamamladı. Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki duruşmada İmamoğlu, davanın siyasi olmadığının söylenmesine, "Bu dava siyasi değilmiş! Senin alnını karışlarım!" sözleriyle tepki gösterdi.
İmamoğlu, "Burada canıma okunuyor. ‘Siyasi değilmiş!’ Dilimin kemiği yok. Şu anda onurum, namusum, haysiyetim ve şerefim hakkında konuşuyorum" dedi.
"AİLEME SALDIRILIYOR"
Savunmasında ailesine yönelik saldırılara değinen İmamoğlu, bu dava nedeniyle ailesinin de ahlak ve vicdan yoksunu saldırılara ve insafsız kuşatmalara maruz kaldığını söyledi. Yaptıkları başvurulardan sonuç alamadıklarını belirterek şöyle konuştu:
"Aileme saldırılıyor. Yüzlerce başvurumuz var. Namusuma, iffetime saldırılıyor; yüzlerce başvuru var. Sonuç ne? ‘Kovuşturmaya yer yoktur.’ Ne güzel ya, iddia makamı."
Babası Hasan İmamoğlu'nun emekli maaşını almasına engel olunduğunu söyleyen İmamoğlu, "1960’tan beri ticaretin içinde olan, binlerce insan çalıştırmış bir kişinin emekli maaşına göz koyan bir yargı olur mu?" diye sordu. Uygulamalar için gerekçe gösterilmesini istedi.
Oğlu Selim İmamoğlu hakkında da yurt dışına çıkış yasağı bulunduğunu belirten İmamoğlu, yasağın hukuki dayanağı olmadığını savundu. Bilimle uğraşan oğlunun çalışmalarının engellendiğini söyledi.
"AİLEMLE SİYASETİM ARASINDA SINIR VARDIR"
Siyasete girmeden önce ailesiyle toplantı yaptığını anlatan İmamoğlu, kamu göreviyle ticari faaliyetleri arasında sınır koyduklarını belirtti. Aileden başka birinin siyaset yapmaması konusunda bir prensip kararı aldıklarını söyleyerek, "Ailemden hiç kimse belediyenin kapısından içeri girmedi, giremez. Bu bir aile prensibidir" dedi.
Belediye başkanlığı döneminde ticari faaliyetlerinden uzak durduğunu ifade eden İmamoğlu, 2009'da tasarlayıp yaptırdığı ofisine 11 yılda yalnızca bir kez uğradığını anlattı.
Şirket çalışanlarına yapılan konut satışlarının da suçlama konusu olduğunu söyleyen İmamoğlu, babasıyla birlikte ve kendisinden önceki dönemlerde yaklaşık 40 çalışana uzun taksitler veya indirimlerle daire sattıklarını belirtti:
"Çalışanım daire alırken parasını yatırmış, hangi projenin hangi dairesini aldığını belirtmiş. Bunu para aklama diye dosyaya eklediniz. Evet, aldılar. İnşaat şirketinde çalışan insanlar daireleri indirimli aldı. Bunu gizlemedik."
Ticari işlemlere ilişkin sözleşme, fatura, tapu, dekont ve noter belgelerinin mevcut olduğunu savunan İmamoğlu, "Ailemle siyasetim arasında sınır vardır. Ailemle kamu kurumları arasında da sınır vardır" dedi. Kamu makamına gelmeden önceki ve sonraki mal varlıkları için "Hep birlikte hesap verelim" çağrısı yaptı.
44 İLDE 81 PROJEYİ ANLATTI
İBB'nin İstanbul dışındaki çalışmalarını da anlatan İmamoğlu, 5,5-6 yılda 44 ilde 81 proje gerçekleştirdiklerini söyledi. İYİ Parti, DEM Parti ve MHP'li belediyelerle çalıştıklarını, sonradan AKP'li olan belediyelerde de tamamladıkları işler bulunduğunu belirtti.
Kars Susuz'da hayvan pazarı, Kastamonu Daday'da kapalı pazar, Malatya Arapgir'de reyhan çayı üretim ve ambalaj tesisi kurduklarını anlatan İmamoğlu; çeşitli ilçelerde kent meydanları ve kültür merkezleri yaptıklarını aktardı.
Adıyaman'da köprüleri yıkılan köyleri bağlamak için viyadük yaptıklarını, Antakya'da 130 milyon liraya geçici yaşam alanı kurduklarını söyledi. Samandağ'da sahil parkı ve cadde çalışmaları yürüttüklerini, Sinop Ayancık'ta selden sonra yolları asfaltladıklarını belirtti.
İmamoğlu, "Trabzon’dan Tunceli’ye, Van’dan Edirne’ye kadar camiler ve cemevleri yaptık. İstanbul’da yaptıklarımızı Anadolu’da da yaptık. Herkesi eşit gördük" dedi.
Ailesinden öğrendiği değerleri de anlatan İmamoğlu, babasından dürüstlüğü ve esnaflığı, annesinden çalışkanlığı ve emeği öğrendiğini söyledi. "Partizanlığın düşmanıyım, çünkü partizanlık bu ülkenin düşmanıdır" ifadelerini kullandı.
"MÜLKİYET HAKKINA SALDIRI, EKONOMİDE GÜVENİ SIFIRLAR"
Şirketine ve ailesinin mal varlığına yönelik işlemleri eleştiren İmamoğlu, mülkiyet hakkının keyfi biçimde ihlal edilmesinin yatırımları engelleyeceğini savundu. "Güven, ekonominin tek patronudur. Mülkiyet hakkına saldırı, ekonomide güveni sıfırlar ve ekonomiye ölümcül darbe vurur" dedi.
Ailesinin üç kuşaklık emeğine "sudan bahanelerle" kayyum atandığını söyleyen İmamoğlu, böyle bir ülkede ekonomik programların başarılı olamayacağını savundu. Türkiye hayalini ise "Cumhuriyetimizi istisnasız herkesin cumhuriyeti hâline getirmek" olarak tanımladı.
SAVUNMASINA YARIN DEVAM EDECEK
Günlük savunmasını bitirdikten sonra salondan ayrılırken İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'na seslenen İmamoğlu, "Müsavat Başkanım desteğin çok kıymetli, sizi dostlukla kucaklıyorum" dedi. Dervişoğlu da "Her zaman yanındayım başkanım, her zaman" karşılığını verdi.
Üç gündür Silivri'de bulunan Özgür Özel, İmamoğlu'nun ailesi ve izleyiciler, İmamoğlu'nu alkışlarla uğurladı. İmamoğlu savunmasına yarın devam edecek. Ardından çapraz sorgusu ve avukat savunmaları alınacak.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.