Gazete sayfalarında ve telgraflarda başlayan iletişim yolculuğu; radyolardan yükselen marşlar, televizyon ekranları ve bugün ceplerimizdeki dijital mecralarla sürüyor. 1923'te ilan edilen ve 1925'te kanunla millî bayram statüsü kazanan 29 Ekim'in kitlelere ulaşma hikâyesi, kuşaktan kuşağa aktarılan asırlık bir mirası özetliyor: Cumhuriyet ile 103 yıllık coşku...
Cumhuriyet’in ilan edildiği 1923 yılında haberler gazetelerden okunuyor, telgrafla farklı şehirlere ulaştırılıyordu. Yıllar sonra radyodan yükselen marşlar ve tören anonsları, Cumhuriyet coşkusunu meydanların dışına taşıdı. Günümüzde ise kutlamalar, internet ve sosyal medya aracılığıyla telefon ekranlarına ulaşıyor. Peki, Cumhuriyet’in hikâyesi kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldı?
29 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen anayasa değişikliğiyle Türkiye Devleti’nin yönetim biçimi cumhuriyet olarak belirlendi. Aynı gün Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı seçildi.
O günlerde bir haberin insanlara ulaşması, bugünkü gibi saniyeler içinde gerçekleşmiyordu. Gazeteler hazırlanıyor, gelişmeler telgrafla farklı merkezlere aktarılıyor, haberler resmî duyurularla yayılıyordu. Cumhuriyet’in ilanı da bu haberleşme ağı üzerinden duyuruldu.
BİR YIL SONRA KUTLAMALAR BAŞLADI
Cumhuriyet’in ilanından bir yıl sonra, 29 Ekim 1924 için tören hazırlıkları yapıldı. Dönemin planlamasında ülke genelinde 101 pare top atışı yapılması ve Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’nın tebrikleri kabul etmesi yer alıyordu.
Böylece Cumhuriyet’in ilan edildiği gün, yıl dönümünde törenlerle anılmaya başladı. 19 Nisan 1925’te kabul edilen 628 sayılı kanunla 29 Ekim, millî bayram olarak kabul edildi. 1935’te kabul edilen 2739 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun ise bayramın süresini yeniden düzenledi. Buna göre Cumhuriyet Bayramı, 28 Ekim öğleden sonra başlayacak, 29 ve 30 Ekim günlerinde devam edecekti.
Cumhuriyet Bayramı, her yıl düzenlenen törenlerle kutlanırken gazeteler de hazırlıkları, programları ve meydanlardaki coşkuyu okuyucularına aktarıyordu. Sonraki yıllarda radyo, bu kutlamaların çok daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladı.
CUMHURİYET COŞKUSU RADYODAN EVLERE TAŞINDI
6 Mayıs 1927’de İstanbul Radyosu’nun yayın hayatına başlamasıyla haberler ve programlar, gazete sayfalarının ardından ses yoluyla da insanlara ulaşmaya başladı. Bu imkân, Cumhuriyet’in onuncu yıl kutlamalarında somut bir örnekle kendini gösterdi.
1933’te Cumhuriyet’in 10. yılı için hazırlanan programlar, kutlamaların yalnızca meydanlarda değil, radyo başında da takip edilebilmesini sağladı. 28 Ekim 1933 tarihli Cumhuriyet gazetesinde “Bayramda Ankara Radyosunun Programı” başlığıyla yayımlanan duyuruda; Atatürk’ün konuşmasının yanı sıra İstiklâl Marşı, Onuncu Yıl Marşı, şiirler, halk türküleri ve Cumhuriyet üzerine konferanslar yer alıyordu. Ankara Radyosu için hazırlanan programın İstanbul Radyosu’ndan da yayımlanması planlanmıştı.
30 Ekim 1933 tarihli Vakit gazetesinde yer alan tören anlatımında, Atatürk’ün gelişi sırasında radyodan “Gazi geliyor!” anonsunun yapıldığı aktarılıyordu. Böylece meydanlarda yaşanan coşku, ses aracılığıyla farklı yerlerdeki insanlara da ulaşıyordu.
Radyo, Cumhuriyet Bayramı’nı yalnızca haberlerde anılan bir tarih olmaktan çıkarıp konuşmaların, marşların ve tören anonslarının dinlenebildiği bir deneyime dönüştürüyordu.
GAZETE SAYFALARINDAN TELEFON EKRANLARINA
Yıllar içinde Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının insanlara ulaşma biçimi de değişti. Gazeteler törenleri haberleştirirken radyo yayınları konuşmaları ve marşları dinleyicilere ulaştırdı. İnternetin ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla fotoğraflar, videolar, haber metinleri ve canlı yayınlar da dijital platformlarda yer almaya başladı.
Bugün 29 Ekim kutlamaları, meydanlarda düzenlenen törenlerin yanı sıra internet siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden de takip edilebiliyor. Böylece kutlamalar, yalnızca tören alanlarında bulunanlarla sınırlı kalmadan farklı şehirlerdeki ve ülkelerdeki insanlara ulaşabiliyor.
1923’te Cumhuriyet’in ilanını gazetelerden öğrenen kuşaklardan, kutlamaları radyodan dinleyenlere; törenleri ekranlardan izleyenlerden bugün telefonları üzerinden takip edenlere uzanan bu hikâyede iletişim araçları değişti. Cumhuriyet’in kuruluşu ve 29 Ekim’in anlamı ise kuşaktan kuşağa aktarıldı.
Fotoğraflar, AA arşivinden ve yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.
Cem Dizdar'dan derbi sonrası Fenerbahçe'ye sert eleştiri: "Tek plan uzun vurmaktı!"
- Ana Sayfa
- Yazı Boyutu
- Paylaş
-
- Kaydet
- Görüntüle
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.