Bu alana reklam verebilirsiniz Sol kule (geniş ekran) · 160×600 px
(326) 214 86 49
Reklam
19 Ekim 2026, Pazartesi
Reklam
Vefat Edenler
Reklam
Gündem (Ulusal)

Doğu Anadolu’dan Karadeniz’e... Turizmde yeni rota Kyros’un ‘Anabasis’ adımI

M.Ö. 401’de Pers tahtını ele geçirmek isteyen Genç Kyros’un 10 bin askerinin dönüş hikâyesinin anlatıldığı ‘Anabasis: On Binlerin Dönüşü’ eseri, turizm rotası oldu. Bayburt’un üzerindeki çinileri ile dikkat çeken tarihi kalesinden Gümüşhane’nin eşsiz manzaralı Santa Harabeleri’ne, Trabzon’un Kızlar Manastırı’ndan Ata’nın vasiyetini yazdığı ‘Atatürk Köşkü’ne kadar bu güzergâhı deneyimledik.

Güncelleme: 5 dk okuma 0
Doğu Anadolu’dan Karadeniz’e... Turizmde yeni rota Kyros’un ‘Anabasis’ adımI
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı, bu yıl iç turizmi desteklemek amacıyla farklı rotaların dahil edildiği, ‘Kadim Şehirler Yolu’ projesini başlatmıştı. Projeyle tematik güzergâhların birer turizm ürünü olarak konumlandırılması; yeni tur ürünlerinin geliştirilmesi, satış kanallarına dahil edilmesi ve destinasyonlar arasında sürdürülebilir ziyaretçi hareketliliği oluşturulması hedefleniyor.

TARİH VE DOĞA

Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin içi · 640×320 px
(326) 214 86 49

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) yürütücülüğünü üstlendiği proje kapsamında yeni turizm rotaları oluşturuluyor. Bu doğrultuda ilk rota Batman-Şırnak hattı, ikinci rota ise “Aksaray, Niğde, Kayseri (Bilinmeyen Kapadokya)” adıyla uygulamaya konulmuştu. Projenin üçüncü rotası ise ‘Anabasis (On Binlerin Dönüşü) Kuzey Rotası’ olarak belirlendi. Rotada, Anadolu’nun doğusundan Karadeniz’e uzanan yeni bir tarih ve doğa ekseni yer alıyor. Erzurum, Bayburt, Gümüşhane ve Trabzon’u kapsayan yeni rota Doğu Anadolu’dan Karadeniz’e uzanan tarihi geçiş hattını, bölgenin doğal zenginlikleri, arkeolojik mirası, inanç yapıları ve geleneksel kent dokusuyla birlikte bütüncül bir turizm ürünü olarak sunmayı amaçlıyor. Üçüncü rota da diğer iki rota gibi paket halinde iç turizm acentelerinin satış kanallarında sunulmaya hazırlanıyor.

Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

10 BİN ASKERİN DÖNÜŞ HİKÂYESİ

Bakanlığın iç turizme hareketlilik getirmek amacıyla oluşturduğu üçüncü rota; antik bir hikâyeye dayanıyor. Rota, Antik Sokrates’in öğrencisi Yunanlı yazar Ksenofon’un “Anabasis, On Binlerin Dönüşü” eserinden esinlenilerek hayata geçirildi. Eser, milattan önce 401 yılında Pers tahtını ele geçirmek isteyen Genç Kyros tarafından kiralanan yaklaşık 10 bin paralı Yunan askerinin memleketlerine dönüş hikâyesini anlatıyor. Genç Kyros’un savaşta ölmesinin ardından ordu, Mezopotamya’nın ortasında lidersiz ve düşman topraklarıyla çevrili halde kalıyor. Komutayı devralan Ksenofon’un önderliğindeki askerler, dönüş yolunda saldırılar, sert kış koşulları ve sarp dağlarla mücadele ederek Anadolu içlerinden kuzeye doğru ilerliyorlar ve Karadeniz kıyılarına ulaşıyorlar. Eserde askerlerin denizi gördükleri anda “thalassa, thalassa” (deniz, deniz) nidası attığı, bu büyük kavuşmanın Trabzon çevresinde gerçekleştiği aktarılıyor. Anabasis Kuzey Rotası bu tarihsel anlatıyı Erzurum, Bayburt, Gümüşhane ve Trabzon’un kültürel ve doğal mirasıyla buluşturan tematik bir yolculuk olarak kurgulandı.

Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

NARMAN PERİBACALARI:

Rota, Erzurum’un sıradışı jeolojik oluşumlarından Narman Peribacaları ile başlıyor. Narman ilçesinde yer alan ve “Kırmızı Periler Diyarı” olarak da anılan oluşumlar, yağmur ve rüzgârın tortul araziyi aşındırmasıyla meydana gelmiş. Kırmızı rengini kayaçlardaki demir elementinin oksitlenmesinden alıyor. 2018 yılında da bölge Tabiat Anıtı ilan edilmiş. Erzurum’un kuzeydoğu coğrafyasında farklı renk katmanlarıyla dikkat çeken Gökkuşağı Tepeleri de rotanın jeolojik peyzaj duraklarından birisi. Erzurum rotası Engüzek Kalesi ve Pirinkayalar Seyir Terası üzerinden devam ediyor. Günün son bölümünde ise Orta Çağ Gürcü mimarisinin önemli örneklerinden Öşvank Manastırı ziyaret ediliyor ve Erzurum’da konaklanıyor. Uzundere’nin Çamlıyamaç köyünde bulunan Manastır, 10’uncu yüzyılda Gürcü Bagratlı Hanedanlığı döneminde inşa edilmiş. Renkli taş bezemeleri, kabartmaları ve freskleriyle bölgenin en önemli Orta Çağ dini yapılarından.

Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

ÇİNİLİ KALE:

İkinci gün ise Anabasis anlatısının çağrıştırdığı zorlu kara yolculuğunu kültür ve tarih ekseninde görünür kılan duraklardan biri olan Bayburt’a geçiliyor. Şehirde ilk olarak Çoruh Nehri’ne hâkim kayalıklar üzerinde yükselen Bayburt Kalesi’ne uğranılıyor. Tarih boyunca birçok kez onarım görmüş olan kale, Selçuklu dönemindeki çini süslemeleri nedeniyle tarihi kaynaklarda “Çinimaçin Kalesi” adıyla da anılmış. Kalenin ardından da Ulu Camii, Aydıntepe Yeraltı Şehri ve Aydıntepe Yaylası keşfediliyor. Kent merkezinde bulunan cami, Selçuklu dönemine uzanan geçmişi, kesme taş mimarisi ve klasik Selçuklu tuğla minaresiyle Bayburt’un önemli inanç yapılarından. Yeraltı şehri ise ana kayanın oyulmasıyla oluşturulan galeriler, tonozlu odalar ve geniş mekânlardan meydana geliyor. Yerleşimin farklı dönemlerde barınma ve sığınma amacıyla kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor.

Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

SANTA HARABELERİ:

Güzergâh Gümüşhane’ye uzanarak Roma sınır sisteminin önemli merkezlerinden Satala Antik Kenti ve kentin çok katmanlı geçmişini yansıtan Tarihi Süleymaniye Mahallesi ile devam ediyor. Kentin tarihi çekirdeğini oluşturan Süleymaniye, farklı inanç ve toplulukların izlerini taşıyan yapıları ve eski madencilik geçmişiyle Gümüşhane’nin çok kültürlü kent hafızasını yansıtıyor. Bu tarihi kent Türklerin, Ermenilerin ve Rumların uzunca bir süre birlikte yaşadıkları bir sevgi, hoşgörü ve barış yerleşimi olarak dikkat çekiyor. Kelkit ilçesine bağlı Sadak köyünde bulunan Satala Antik Kenti ise Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırını korumak amacıyla kullanılan önemli askeri lejyon kentlerinden biri. Alanda kale surları, hamam ve su kemerlerine ait kalıntılar görülebilmekte. Gün, Gümüşhane’de konaklama ile tamamlanıyor. Üçüncü gün Gümüşhane’de Santa Harabeleri ile başlıyor. Dumanlı köyü sınırlarında vadilere yayılan tarihi yerleşim, özellikle 16-18’inci yüzyıllarda madencilik faaliyetleriyle gelişmiş. Günümüzde taş evleri, kiliseleri ve yerleşim dokusuyla arkeolojik ve doğal sit alanı niteliğinde. 7 mahalle ve 300’ü aşkın evden oluşan Santa’da, 1923 yılındaki Türk-Yunan nüfus mübadelesi sonrasında tamamı Ortodoks Hristiyan (Rum) olan halk Yunanistan’a göç etmiş. Harmantepe Şehitliği’nin ardından Trabzon’a geçiliyor. Harmantepe Şehitliği ve Madur Dağı ise Gümüşhane’nin yüksek dağ coğrafyasında yer alıyor. Tarihi hafıza ile doğal peyzajı bir araya getiren rota duraklarından. Madur Dağı görüldükten sonra doğa ve macera deneyimini öne çıkaran Forapark Dağ Kızağı etkinliğinin ardından Trabzon’da konaklanıyor.

Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

ATATÜRK KÖŞKÜ:

Rotanın dördüncü ve son gününde Trabzon’un doğal ve kültürel değerleri bir araya geliyor. Anabasis anlatısında on binlerin Karadeniz’e ulaşmasıyla simgeleşen “thalassa, thalassa” (deniz, deniz) anı rotanın Trabzon’da denizle buluşan tarihsel finaline güçlü bir hikâye zemini sağlıyor. Atatürk Köşkü, Çal Mağarası, Tonya Canikdere Şelalesi ve Beşikdüzü Teleferik ziyaretlerinin ardından Kızlar Manastırı ve Araklı’daki Furtuna Konağı görülüyor; rota Trabzon’da sona eriyor. Atatürk’ün Trabzon’a gelişinde üç kez konakladığı köşk, 1937 yılında malvarlığını Hazine’ye bağışladığı yer olarak tarihte önemli bir yere sahip. Burada, Ata’nın vasiyetini yazdığı oda ziyaretçilere sunuluyor. Mağara, sarkıt ve dikitleri, içerisindeki dere ve küçük şelaleleriyle öne çıkarken; Canikdere Şelalesi ise Tonya’nın ormanlık ve yüksek rakımlı doğası içinde, rotanın Doğu Karadeniz peyzajını öne çıkarıyor. Trabzon kent merkezinde Boztepe yamacında yer alan Kızlar Manastırı kompleksi de kaya kilisesi ve tarihi yapı kalıntılarıyla kentin inanç ve kültür mirasının önemli örneklerinden. Forapark Dağ Kızağı da Trabzon’daki rota deneyimine kültür ve doğa duraklarının yanında macera turizmi boyutu da ekliyor.”



Kaynak: Hürriyet – haberin aslı
Bu haberi paylaşın
Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin sonu · 728×90 px

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Haberler