Bu alana reklam verebilirsiniz Sol kule (geniş ekran) · 160×600 px
(326) 214 86 49
Reklam
27 Ekim 2026, Salı
Reklam
Vefat Edenler
Reklam
Dünya (Ulusal)

Almanya'da 77 yıllık gelenek değişiyor mu? İlk kadın cumhurbaşkanı gelebilir

Almanya'da Frank-Walter Steinmeier'in halefini belirleyecek seçim yaklaşırken, 77 yıllık cumhuriyet tarihinde ilk kez bir kadının cumhurbaşkanı seçilmesi yönündeki baskı artıyor.

Güncelleme: 7 dk okuma 0
Almanya'da 77 yıllık gelenek değişiyor mu? İlk kadın cumhurbaşkanı gelebilir

Almanya'da Frank-Walter Steinmeier'in halefini belirleyecek seçim yaklaşırken, 77 yıllık cumhuriyet tarihinde ilk kez bir kadının cumhurbaşkanı seçilmesi yönündeki baskı artıyor. Almanya, kuruluşundan bu yana geçen yetmiş yedi yılda on iki cumhurbaşkanı gördü. Theodor Heuss ile başlayan ve Frank-Walter Steinmeier ile süren bu listenin ortak bir paydası var: Koltuğa oturan isimlerin tamamı erkekti.

Şimdi ise başkent Berlin kulislerinde aynı soru yüksek sesle tartışılıyor: Bellevue Sarayı'na nihayet bir kadın yerleşecek mi? İkinci beş yıllık görev süresinin sonuna gelen ve anayasa gereği üçüncü kez aday olamayan Steinmeier, 18 Mart 2027 tarihinde görevi devredecek. Kamu yayın kurumu Tagesschau'nun aktardığı takvime göre, halefini belirleyecek 18.

Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin içi · 640×320 px
(326) 214 86 49

Federal Seçiciler Kurulu 30 Ocak 2027 günü tarihi Reichstag binasında toplanacak. Seçime aylar kala, siyaset sahnesinde kadın devlet başkanı beklentisi ile parti içi iktidar hesapları çetin bir bilek güreşine sahne oluyor. KOALİSYON ORTAKLARI KADIN CUMHURBAŞKANINDA ISRARCI Haftalık Die Zeit gazetesinin aktardığına göre Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Yeşiller cephesinde bu konudaki tutum netlik taşıyor.

SPD Federal Meclis Grubu İdari Menajeri Dirk Wiese ile partinin genel başkan yardımcısı Alexander Schweitzer, artık bir kadın cumhurbaşkanı vaktinin geldiğini savunuyor. Schweitzer, Der Spiegel'e verdiği demeçte siyasi merkezde bu yönde geniş bir mutabakat olduğunu hatırlattı. Hristiyan Demokrat kanattan yükselen itirazlara tepki gösteren Schweitzer, CDU'nun toplumun çoktan geride bıraktığı eski kalıplara dönme riski taşıdığını vurguladı.

Yeşiller Federal Meclis Grubu Eş Başkanı Katharina Dröge de aynı kararlılıkla sürece dahil oldu. Dröge, cumhuriyetin yetmiş yedi yıllık erkek egemen devlet başkanlığı zincirinin 2027 yılında kırılması gerektiğini dile getirdi. Başbakan Friedrich Merz'in koalisyon adayını belirlerken bu toplumsal beklentiyi gözetmek zorunda olduğunu kaydetti.

Esasen bu talep uzun süredir olgunlaşıyor. Geçmişte Rheinland-Pfalz Eyalet Başbakanlığı yapan SPD'li Malu Dreyer de bu makama bir kadının gelmesinin Almanya'daki ve dünyadaki kadınlara büyük bir cesaret aşılayacağını belirtmişti. CSU, ILSE AIGNER İSMİNİ MASAYA SÜRDÜ, İTTİFAK İÇİ ŞÜPHELER BÜYÜYOR İktidarın büyük kanadını oluşturan Birlik partileri (CDU/CSU) cephesinde ise hesaplar çok daha karmaşık bir seyir izliyor.

İttifakın Bavyeralı ortağı Hristiyan Sosyal Birlik (CSU), hamlesini erkenden yaptı. CSU Genel Başkanı Markus Söder, Bavyera Eyalet Parlamentosu Başkanı Ilse Aigner'in ortak aday gösterilmesi için yoğun bir kampanya yürütüyor. Eski Federal Tarım Bakanı olan altmış bir yaşındaki Aigner, aylardır yarışın en güçlü ismi olarak öne çıkıyor.

Tagesschau'ya göre Söder, ARD televizyonundaki "Bericht aus Berlin" programında, yetmiş beş yıldır hiçbir CSU mensubunun başbakan veya cumhurbaşkanı olamadığını hatırlatarak sıranın artık biraz da kendilerine geldiğini savundu. Ancak Söder'in bu hamlesi siyasi çevrelerde ciddi soru işaretleri doğuruyor. Der Spiegel'in analizine göre, Bavyera Başbakanı'nın federal başbakanlık hayalinden vazgeçmediğini bilen gözlemciler farklı bir hesaba dikkat çekiyor.

Bellevue Sarayı'na bir CSU'lunun yerleşmesi halinde, devletin zirvesindeki iki koltuktan birini Bavyera'ya veren bir partinin başbakanlığı da alması neredeyse imkânsız görülüyor. Bu sebeple kimi CDU kurmayları, Söder'in Aigner'i bilerek erkenden öne sürdüğünü ve şansını tüketmek istediğini düşünüyor. Der Spiegel'in aktardığı izlenimlere göre Aigner, son CSU kurultayına siyah tişört, kırmızı ceket ve altın kolyeyle, yani Alman bayrağının renkleriyle katılarak sessiz bir gövde gösterisi yaptı.

Ancak Başbakan Merz'in kurultaydaki temkinli tavrı, meselenin henüz çözülmediğini gösterdi. CDU CEPHESİ LİYAKAT ÖLÇÜTÜNÜ ÖNE SÜRDÜ Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) tarafında Başbakan Friedrich Merz şimdiye dek kesin bir taahhüt vermekten kaçındı. Geçen yıl yaptığı açıklamada 2027 yılında bir kadının cumhurbaşkanı seçilmesini tasavvur edebildiğini ve bunun iyi olacağını söylemişti.

Fakat partisindeki kurmaylar bu ifadenin kesin bir zorunluluk anlamına gelmediğini savunuyor. Eyalet seçimlerinin ardından ağırlığı artan CDU'lu eyalet başbakanları, cumhurbaşkanı adayının belirlenmesinde söz hakkı talep ediyor ve makamın doğrudan CSU'ya bırakılmasına direniyor. Parti içinde kadın cumhurbaşkanı zorunluluğunu açıktan sorgulayan sesler çoğalıyor.

Birlik Meclis Grubu Başkanı Thorsten Frei, Welt televizyonuna yaptığı açıklamada kapıların bir erkeğe peşinen kapatılmaması ve sürece açık fikirle yaklaşılması gerektiğini söyledi. CDU Genel Saymanı ve Grup Başkanvekili Mathias Middelberg ise Der Spiegel'e verdiği demeçte cinsiyet tartışmasını eleştirdi. Middelberg, adayın kadın veya erkek olmasından ziyade gerçek bir siyasi ağırlık ve otorite taşımasının şart olduğunu belirtti.

CDU Merkez Karar Yürütme Kurulu Üyesi Wiebke Winter da Deutschlandfunk radyosuna konuşurken, zamanın bir kadın aday için uygun olduğunu kabul etti; ancak adayın yetkinlik profilinin her şeyin önünde geldiğini vurguladı. Hristiyan Demokratlar, Aigner'in önünü kesmek amacıyla uzun bir beklenti listesi sıralıyor. Bu şartların başında hukuk eğitimi geliyor; Aigner bu formasyona sahip değil.

Ayrıca Doğu ve Batı eyaletlerini kaynaştırma yeteneği aranıyor; koyu bir Bavyeralı kimliğinin bu birleştirici harcı sağlayamayacağı öne sürülüyor. CDU içinde kadın aday olarak Federal Aile Bakanı Karin Prien, Federal Meclis Başkanı Julia Klöckner, eski genel başkan Annegret Kramp-Karrenbauer ve Hessen Eyalet Parlamentosu Başkanı Ines Claus gibi isimler konuşuluyor; yazar ve hukukçu Juli Zeh de seçenekler arasında anılıyor. Fakat kriter çıtası bu denli yükseltilince kadın aday havuzunun daraldığı savunuluyor ve erkek adaylara kapı açılıyor.

Nitekim eski Anayasa Mahkemesi Yargıcı Udo di Fabio ile görevdeki Anayasa Mahkemesi Başkanı Stephan Harbarth kulislerde adı geçen isimler arasında yer alıyor. Hessen Başbakanı Boris Rhein'ın adının kamuoyuna sızması herhangi bir tepki yaratmayınca, Birlik içinde "kadın cumhurbaşkanı beklentisi sanıldığı kadar sert bir zorunluluk değil" görüşü zemin kazandı. Rhein yarışta yer almayacağını Merz'e iletmiş olsa bile, bu tartışma erkek aday ihtimalini canlı tuttu.

SEÇİCİLER KURULU ARİTMETİĞİ KARARI KOALİSYONA BIRAKIYOR İktidar ortaklarından SPD'nin kendi adayı yarışta yer almıyor, ancak parti kadrolarında Aigner'e dönük belirgin bir sempati göze çarpıyor. SPD Grup Başkanı Matthias Miersch, Aigner'i aşırı sağa karşı net tavır alan ve demokratik değerleri tavizsiz savunan bir demokrat olarak niteledi; koalisyon müzakerelerindeki güvenilirliğini övdü. Bremen Belediye Başkanı Andreas Bovenschulte da açıkça Aigner'e arka çıktı.

Muhalefet ve sivil toplum kanadında ise farklı öneriler dillendiriliyor. Die Zeit'ın haberine göre Sol Parti (Die Linke) Federal Meclis İdari Menajeri Ina Latendorf, sivil toplumdan gelen ve partiler üstü kabul gören bir ismi destekleyebileceklerini duyurdu. Komedyen ve yazar Hape Kerkeling için açılan ve 160 binden fazla imza toplayan dilekçe ise eşcinsel bir adayın seçilmesi fikrini gündeme taşıdı; Spiegel'e konuşan Kerkeling, sonucun başarıya ulaşmayacağını bilse de özgür bir toplumda bu tartışmanın fayda sağladığını ifade etti.

Cumhurbaşkanını seçecek Federal Seçiciler Kurulu, 630'u Federal Meclis milletvekillerinden, 630'u ise eyalet parlamentolarının seçtiği delegelerden oluşan toplam bin 260 üyeden meydana geliyor. Eyaletler heyete sadece siyasetçileri değil; sanatçıları, sporcuları ve bilim insanlarını da dahil edebiliyor. Seçimin ilk iki turunda en az 631 delegenin salt çoğunluğunu alan aday ipi göğüslüyor; üçüncü tura kalınırsa basit çoğunluk yeterli sayılıyor.

Kurulda en kalabalık grubu CDU/CSU oluştururken, onları AfD ve Yeşiller takip ediyor. İktidardaki Birlik partileri ile SPD'nin toplam sandalye sayısı salt çoğunluğu fazlasıyla aşıyor. Bu tablo, Başbakan Merz ile ortaklarının varacağı mutabakatı belirleyici kılıyor.

Gözler şimdi Merz'in 9 Kasım tarihindeki CDU yönetim toplantısında kendi partisindeki erkek aday yanlısı direnci aşıp aşamayacağına ve Bellevue Sarayı'nın anahtarını cumhuriyet tarihinde ilk kez bir kadına teslim edip etmeyeceğine çevrildi. ALMANYA'DA CUMHURBAŞKANI NASIL SEÇİLİYOR? Almanya'da devletin zirvesindeki ismi belirleme süreci sandık başına giden seçmenin doğrudan oy vermesiyle işlemiyor.

Ülkenin cumhurbaşkanı, yalnızca bu amaç için bir araya gelen ve Almanya Federal Cumhuriyeti'nin en geniş katılımlı parlamenter organı sayılan Federal Kongre (Bundesversammlung) tarafından gizli oylamayla seçiliyor. Federal Kongre, cumhurbaşkanlığı seçiminin hemen öncesinde toplanan ve iki eşit kanattan meydana gelen özel bir meclis yapısı taşıyor. Kurulun ilk yarısını Federal Meclis (Bundestag) bünyesindeki tüm milletvekilleri eksiksiz oluşturuyor.

Diğer yarıda ise 16 eyalet parlamentosunun (Landtag) belirlediği, milletvekili sayısına denk sayıdaki delege grubu sandık başına geçiyor. Eyaletlerin belirlediği bu isimler sırf yerel parlamenterlerden ibaret kalmıyor; listelerde belediye başkanlarının yanı sıra kamuoyunun yakından tanıdığı sporcular, sanatçılar ve bilim insanları da kendilerine yer açabiliyor. Almanya'da cumhurbaşkanlığı makamına talip olacak kişilerin öncelikle 40 yaşını doldurmuş olması, Alman vatandaşlığı taşıması ve Federal Meclis seçimlerinde oy kullanma hakkına sahip olması şart koşuluyor.

Seçim günü geldiğinde meclis çatısı altında adaylara dair herhangi bir müzakere ya da ön tartışma yürütülmüyor; delegeler doğrudan sandık başına giderek gizli oylarını kullanıyor. Seçim takvimi en çok üç tur üzerinden işliyor. İlk iki turda bir adayın ipi göğüsleyebilmesi için Federal Kongre üyelerinin yarısından fazlasının oyunu alarak mutlak çoğunluğa erişmesi gerekiyor.

Eğer ilk iki oylamada hiçbir aday üyelerin en az yüzde 50'sinin desteğini toplayamazsa üçüncü tura geçiliyor. Bu son aşamada mutlak çoğunluk şartı düşüyor; diğer rakiplerinden daha fazla oy alarak nispi çoğunluğu yakalayan aday Almanya'nın yeni cumhurbaşkanı ilan ediliyor. Seçilen cumhurbaşkanı beş yıl boyunca görevde kalıyor.

Anayasal sınırlamalar gereği bir kişi bu makamda art arda en çok iki dönem, yani toplamda en fazla 10 yıl hizmet verebiliyor.

Kaynak: NTV – haberin aslı
Bu haberi paylaşın
Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin sonu · 728×90 px

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Haberler