Bu alana reklam verebilirsiniz Sol kule (geniş ekran) · 160×600 px
(326) 214 86 49
Reklam
13 Ekim 2026, Salı
Reklam
Vefat Edenler
Reklam
Dünya (Ulusal)

AİHM kararına karşın, Kavala'nın yeniden yargılanma başvurusu reddedildi

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi'nin Osman Kavala hakkında verdiği hak ihlali kararına karşın, yeniden yargılama talebini reddetti.

5 dk okuma 0
AİHM kararına karşın, Kavala'nın yeniden yargılanma başvurusu reddedildi

Kaynak, Omer Messinger/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, İş insanı Osman Kavala 1 Kasım 2017'den bu yana tutuklu.
Haber bilgisi
    • Yazan, Güven Özalp
    • Unvan, Brüksel
  • Yayın tarihi 24 Ağustos 2026
    Güncelleme 5 dakika önce
  • Okuma süresi 4 dk

Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.

Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin içi · 640×320 px
(326) 214 86 49

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi'nin Osman Kavala hakkında verdiği hak ihlali kararına karşın, yeniden yargılama talebini reddetti.

Mahkeme, AİHM'nin hak ihlali kararına dayanılarak yapılan başvuruyu kabul etmedi.

AİHM'nin temyiz organı olarak görev yapan ve 17 yargıçtan oluşan Büyük Daire, 25 Ağustos'ta Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) altı maddesini ihlal ettiğine karar vermişti.

AİHM Başkanı Mattias Guyomar tarafından açıklanan son kararda, "Mahkeme, davalı devletin başvuranın en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlamasının zorunlu olduğuna karar vermiştir" denilmişti.

Türkiye'den karara ilk tepki, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum'dan gelmişti.

"AİHM haddini bilsin" diyen Uçum, "Hiçbir uluslararası mercinin milli yargımıza talimat verme hadsizliği kabul edilmez" açıklamasını yapmıştı..

Sivil toplum alanındaki çalışmalarıyla tanınan iş insanı Kavala'nın başvurusu, AİHM'nin 10 Aralık 2019'da verdiği ve Türkiye aleyhine sonuçlanan ilk karar sonrasında kendisine karşı alınan tüm tedbirlere yönelikti.

Haberin başlığını atlayın ve okumaya devam edin
En çok okunanlar
  • Azerbaycan'daki 'başörtüsü yasağıyla' ilgili neler biliniyor, Türkiye'de tepkiler ne oldu?
  • Breaking Bad dizisinin yıldızı RJ Mitte 34 yaşında hayatını kaybetti
  • ABD'de Somali doğumlu Kongre üyesi Ilhan Omar, evindeki arama için Trump'ı suçladı
  • BBC görüntüledi: Yemen çölünde küresel etkilere sahip bir savaş sürüyor

Haberin sonu

Türkiye'nin, Kavala'nın tutukluluk hali nedeniyle ortaya çıkan sonuçları ortadan kaldırmak ve tespit edilen ihlalleri etkin bir şekilde gidermek için mümkün olan en kısa sürede tüm uygun önlemleri uygulamasının gerekli olduğu da mahkeme kararında yer almıştı.

Anayasa Mahkemesi kararlarına tam saygı gösterilmesinin hukukun üstünlüğünün korunması için şart olduğunun vurgulandığı AİHM kararında şu ifadeler kullanılmıştı:

"Bu bağlamda, Anayasa Mahkemesi'nin de belirttiği gibi, kararlarının uygulanmaması bireysel temyiz başvurularının etkinliğini tehlikeye atabileceği gibi başvuranları kendilerine tanınan hakların somut faydasından mahrum bırakarak anayasal düzeni de zayıflatabilir."

Kavala davasında tespit edilen ihlallerin özellikle hassas siyasi boyutlara sahip davalarda yürütme organının bazı yargı kararları üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak etkide bulunmasını kolaylaştırabilecek, yargının bağımsızlık ve tarafsızlık güvencelerini etkileyen yapısal eksiklikleri ortaya koyduğu da AİHM'nin vurguları arasında yer aldı.

  • AİHM'in kararı ne anlama geliyor, Türkiye'yi nasıl bir yaptırım bekliyor?

Altı maddede ihlal

Büyük Daire'nin, nihai nitelikte olan kararında Türkiye'nin ihlal ettiğine hükmettiği AİHS maddeleri şunlar:

  • 3. madde (İnsanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı): Mahkeme, başvuranın müebbet hapis cezasına çarptırılmasının AİHS'nin 3. maddesiyle bağdaşmadığına karar verdi.
  • 5. madde (Özgürlük ve güvenlik hakkı): Kavala'nın, 10 Aralık 2019'dan bu yana maruz kaldığı özgürlükten mahrumiyetin tamamının keyfi olduğuna, makul gerekçelere dayanmadığına ve AİHS'de belirtilen meşru amaçlardan hiçbirini gözetmediğine hükmetti.
  • 6. madde (Adil yargılanma hakkı): AİHM, Kavala'ya karşı yürütülen ceza yargılamasının, hem yargılamanın adil seyrini hem de mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili güvenceleri etkileyen ciddi kusurlar içerdiğini belirtti.
  • 10. Madde (İfade özgürlüğü) ve 11. Madde (Toplantı ve dernek kurma özgürlüğü): Kararda, ulusal mahkemelerin davacıya orantısız ve keyfi bir cezai sorumluluk yüklediğinin altı çizildi.

Bu davada Ceza Kanunu'nun yorumlanma biçiminin, yasanın uygulama alanını öngörülemez bir şekilde genişlettiği, keyfi müdahalelere karşı gerekli asgari korumayı sağlamadığı ve bu nedenle "yasa ile öngörülmüş" olarak kabul edilemeyeceği AİHM'nin vurguları arasında yer aldı.

  • 18. madde (Haklara getirilecek kısıtlamaların sınırlanması): Mahkeme kararında, Kavala'nın ulusal düzeyde beraat etmesine ve AİHM'nin ciddi ihlaller tespit ettiği hukuken bağlayıcı iki karara rağmen özgürlükten yoksun bırakılma halinin devam ettiğinin altı çizildi.

Bu durumun, "hukukun üstünlüğü ilkesinin özünde yer alan temel güvencelere yönelik son derece ciddi bir ihlali ortaya koyduğu" belirtildi.

Türkiye tazminat ödeyecek

AİHM kararı gereği Türkiye, Kavala'ya tazminat ödeyecek.

Türkiye'nin ödeyeceği tutarın toplamı, mahkeme masrafları da dahil olmak üzere 113 bin 342 Euro olarak belirlendi.

Bu arada Kavala kararında Büyük Daire'yi oluşturan 17 hakimin tamamının aynı fikirde olmadıkları görüldü.

İki hakim karar konusunda farklı görüş bildirdi.

Karar büyük ölçüde 2'ye karşı 15 oyla şekillendi.

Yargıçların büyük çoğunluğundan farklı çizgi benimseyen iki isim Türk hakim Saadet Yüksel ve Boşnak hakim Faris Vehaboviç oldu.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum: AİHM'in kararı siyasi

AİHM kararı sonrası iktidardan ilk tepki Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum'dan gelmişti.

Uçum, X'ten yaptığı açıklamada AİHM'in kararını "siyasi proje" olarak nitelendirdi ve "AİHM bir derece mahkemesi olmadığı gibi hiçbir surette hiyerarşik üst yargı merci de değildir "demişti.

AİHM kararlarında esastan kesin bağlayıcılığın olmadığını savunan Uçum, "AİHM kararlarının usulden mahkemeleri bağlayıcılığı, ihlal tespit edilen dosyanın ihlalle ilgili konuyla sınırlı olarak mahkemesi tarafından yeniden ele alınması zorunluluğudur" ifadelerini kullanmıştı.

"AİHM haddini bilsin" diyen Uçum açıklamasına, "Belli ki Türkiye AİHS'e taraf olma durumunu ve AİHM'e bireysel başvuru imkanını gözden geçirmeye zorlanıyor" diye etti.

Kararlara uymak zorunlu

AİHS'nin 46. maddesi gereği, sözleşmeye taraf olan devletler açısından AİHM kararları bağlayıcı nitelikte.

Türkiye, AİHS'yi 1950'de imzaladı, 1954'te onayladı.

Bireysel başvuru hakkını 1987'de tanıyan Türkiye, AİHM'nin zorunlu yargı yetkisini 1989'dan bu yana tanıyor.

AİHM kararlarının uygulanması bireysel ya da genel önlemlerle yapılıyor.

Bireysel önlemler, başvuranın hakkının ihlaline yol açan sebepleri ortadan kaldırmayı, genel önlemler ise başvuruya konu ihlali herkes için ortadan kaldırmayı ve böylece ihlalin devamını önlemeyi sağlayacak tedbirlerden oluşuyor.

AİHM kararlarının uygulanmasının takibi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından yapılıyor.

Türkiye'nin AİHM tarafından açıklanan kararlara uyum düzeyi genelde oldukça yüksek.

Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş örneklerinde olduğu gibi kritik davalarda bu uyum oranı daha düşük.

  • Avrupa Konseyi'nden Ankara'ya çağrı: 'Kavala ve Demirtaş serbest bırakılsın, Türkiye AİHM kararlarına uymalı'
Kaynak: BBC Türkçe – haberin aslı
Bu haberi paylaşın
Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin sonu · 728×90 px

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Haberler