Avrupa Birliği’nde (AB) tam elektrikli otomobil satışları 2026’nın ilk 8 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 1,64 milyona ulaştı. Elektrikli araç pazarındaki büyüme hızlanırken, üreticiler daha düşük fiyat segmentlerine yönelmeye başladı.
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.Avrupa Ulaşım ve Çevre Federasyonunun (T&E) yayımladığı “Elektrikli Araçlarda İlerleme Raporu”na göre, tam elektrikli otomobillerin yeni araç satışlarındaki payı ağustos ayında yüzde 28’e yükseldi.
Elektrikli otomobiller, 2026’nın ikinci çeyreğinde ilk kez bir çeyrek boyunca yalnızca benzinle çalışan otomobillerden daha fazla satıldı.
FRANSA VE ALMANYA SATIŞLARDA ÖNE ÇIKIYOR
Elektrikli otomobil pazarındaki büyümenin artık yalnızca belirli ülkelerle veya yüksek fiyatlı modellerle sınırlı olmadığı görüldü.
Fransa ve Almanya, yılın ilk yarısında AB’deki elektrikli otomobil satışlarının yaklaşık yarısını gerçekleştirdi. Ağustos ayında elektrikli araçların yeni otomobil satışlarındaki payı Fransa’da yüzde 38’e, Almanya’da ise yüzde 32’ye ulaştı.
İtalya’da elektrikli otomobil satış hacmi yüzde 69, Slovenya’da yüzde 151 ve Bulgaristan’da yüzde 103 arttı.
Ancak bu ülkelerde elektrikli araçların toplam otomobil pazarındaki payının halen tek haneli seviyelerde bulunması, Avrupa ülkeleri arasındaki dönüşüm hızının önemli ölçüde farklılaştığını ortaya koydu.
ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA REKABET 20 BİN AVROYA İNİYOR
Elektrikli otomobil pazarındaki önemli değişimlerden biri de fiyat seviyelerinde yaşanıyor.
Rapora göre Avrupa pazarında 2026 boyunca yaklaşık 60 yeni tam elektrikli modelin satışa sunulması bekleniyor. Bu sayı, 2021-2025 döneminde yıllık ortalama yaklaşık 15 yeni modelin piyasaya çıkmasıyla karşılaştırıldığında yaklaşık dört katlık artış anlamına geliyor.
Ancak sektör açısından asıl dikkat çekici gelişmenin daha düşük fiyatlı modellere yönelim olduğu belirtiliyor.
Başlangıç fiyatı 25 bin avronun altında olan elektrikli otomobillerin satışlarının bu yıl 2024 seviyesinin yaklaşık 7 katına çıkması bekleniyor. Bu segmentteki satışların 2027’de yüzde 34 daha artarak 2024 seviyesinin yaklaşık 10 katına ulaşacağı tahmin ediliyor.
Yıl sonunda Avrupa’da 25 bin avronun altında fiyatla satılan 16 elektrikli model bulunması beklenirken, bunlardan 4’ünün 20 bin avronun altında fiyatlandırılacağı öngörülüyor.
2028’e kadar ise 20 bin avro veya daha düşük fiyatla yaklaşık 10 yeni modelin Avrupa pazarına sunulması bekleniyor.
Bu gelişmeler, elektrikli otomobillerde rekabetin menzil ve teknoloji kadar fiyat üzerinden de şekillenmeye başladığını gösteriyor.
ELEKTRİKLİ ARAÇLAR PETROL İTHALATINI AZALTIYOR
Elektrikli otomobil satışlarındaki artışın etkisi otomotiv sektörüyle sınırlı kalmıyor. T&E raporuna göre AB’de kullanımda bulunan yaklaşık 8 milyon elektrikli otomobil, 2025 yılında 46 milyon varil petrol kullanımının önüne geçti.
Söz konusu petrol miktarının ekonomik değerinin yaklaşık 2,9 milyar avro olduğu hesaplandı.
Evde şarj edilen elektrikli otomobillerin kullanım maliyetinin de 14 Eylül itibarıyla benzinli ve dizel araçlara göre yaklaşık yüzde 50 daha düşük olduğu belirtildi.
Bu nedenle elektrikli araçlara geçişin Avrupa açısından yalnızca karbon emisyonlarını azaltmakla sınırlı olmadığı, petrol ithalatına ve fiyat dalgalanmalarına olan bağımlılığın azaltılması açısından da önem taşıdığı ifade edildi.
EMİSYON KURALLARI PETROL İTHALATINI ETKİLEYEBİLİR
T&E analizinde, Avrupa Parlamentosundaki Avrupa Halk Partisi (EPP) raportörü Massimiliano Salini’nin AB otomobil emisyon standartlarının gevşetilmesine yönelik önerisinin olası sonuçları da değerlendirildi.
Önerinin hayata geçirilmesi halinde Avrupa’nın 2026-2050 döneminde, güçlü AB araç hedeflerinin korunduğu ve şirket filolarında daha yüksek elektrifikasyonun sağlandığı senaryoya kıyasla yaklaşık 3,5 milyar varil daha fazla petrol ithal etmek zorunda kalabileceği öngörüldü.
Bu durumun 2050’ye kadar yaklaşık 288 milyar avroluk ek petrol ithalat maliyeti oluşturabileceği tahmin edildi.
2030 HEDEFLERİ AVRUPA-ÇİN REKABETİNDE BELİRLEYİCİ OLACAK
Raporda, elektrikli araçlara yönelik politikaların yalnızca satışlar ve emisyonlarla değil, Avrupa otomotiv sanayisinin küresel rekabet gücü açısından da kritik olduğu vurgulandı.
Salini’nin önerisinin uygulanması halinde tam elektrikli araçların AB otomobil pazarındaki payının 2030’da yüzde 22’de kalabileceği tahmin edildi. Avrupa Komisyonunun önerisinin hayata geçirilmesi durumunda ise bu oranın yüzde 47’ye ulaşabileceği öngörüldü.
Politika tercihleri, Avrupa merkezli üreticiler ile Çinli otomobil üreticileri arasındaki küresel rekabette de belirleyici olabilir.
Salini’nin önerisinin uygulandığı senaryoda Avrupa merkezli üreticilerin küresel tam elektrikli araç satışlarının 2035’te 5,7 milyon seviyesinde kalabileceği, Çinli üreticilerin satışlarının ise 11,9 milyona ulaşabileceği tahmin ediliyor.
Mevcut emisyon hedeflerinin korunması halinde ise Avrupa merkezli otomobil üreticilerinin Çinli üreticilerle küresel elektrikli araç yarışındaki farkı kapatabileceği değerlendiriliyor.
Bu nedenle 2030-2035 dönemine ilişkin Avrupa’daki düzenlemelerin, yalnızca elektrikli araç satışlarının hızını değil, Avrupa otomotiv sektörünün küresel elektrikli araç pazarındaki konumunu da belirlemesi bekleniyor.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.