1975 yılında iki ülke arasında imzalanan anlaşmayla temelleri atılan dev projede, inşaatın en yoğun olduğu dönemde aynı anda yaklaşık 40 bin işçi ter döktü. Nehrin yatağının geçici olarak değiştirilmesi gibi büyük zorlukların üstesinden gelinen bu devasa kompleks, tek bir duvardan değil, arazinin yapısına uygun olarak beton, toprak ve kayaların bir araya getirilmesiyle inşa edildi.
Yaklaşık 8 kilometre uzunluğundaki yapının ana duvarı, 65 katlı bir binaya denk gelen 196 metrelik yüksekliğiyle dikkat çekiyor.
HARCANAN BETON VE ÇELİKLE 380 TANE EYFEL KULESİ İNŞA EDİLEBİLİR
Projenin devasa boyutlarını gözler önüne seren en çarpıcı detay ise kullanılan malzeme miktarı. İnşaatında harcanan beton ve çelik miktarıyla, Paris'teki simge yapı Eyfel Kulesi'nden tam 380 tane inşa etmek mümkün olurdu.
Mayıs 1984'te ilk jeneratörünün devreye girmesiyle elektrik üretmeye başlayan baraj, 2006 ve 2007 yıllarında eklenen son ünitelerle bugünkü tam kapasitesine ulaştı. Bugün her biri 700 megavat gücünde 20 dev jeneratöre sahip olan Itaipu, toplamda 14 bin megavatlık kurulu gücüyle iki ülkenin elektrik ihtiyacını karşılıyor.
Yaklaşık 120 metrelik düşüşle borulardan hızla akarak türbinleri döndüren suyun gücü, elektrik enerjisine dönüştürülerek şebekelere aktarılıyor.
Güvenliğin en üst düzeyde tutulduğu barajda, yapının dayanıklılığını ve suyun hareketlerini anlık takip etmek için binlerce ölçüm cihazı ve drenaj borusu kullanılıyor. Ayrıca her dört yılda bir uluslararası uzmanlarca denetlenen yapı, günümüzde hem iki ülkenin enerji kaynağı hem de dış cephesi, dev boruları ve savak bölümleriyle turistlerin akınına uğrayan popüler bir turizm merkezi olarak varlığını sürdürüyor.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.