Bu alana reklam verebilirsiniz Sol kule (geniş ekran) · 160×600 px
(326) 214 86 49
Reklam
06 Kasım 2026, Cuma
Reklam
Vefat Edenler
Reklam
Gündem (Ulusal)

Arif Ahmet Denizolgun dosyasında kritik sorular... Savcılık Adli Tıp raporuna itiraz etti

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin hazırlanan Adli Tıp raporundaki çelişkiler üzerine 1. Adli Tıp İhtisas Kuruluna yazı göndererek ek rapor talep etti. Savcılık, ağır çürüme durumuna rağmen ölüm sebebinin kalp ve tansiyon hastalığına nasıl bağlandığını, taze kanama bulgularının çelişkisini ve geç ihbarın delil kaybına yol açıp açmadığını sordu.

Güncelleme: 2 dk okuma 0
Arif Ahmet Denizolgun dosyasında kritik sorular... Savcılık Adli Tıp raporuna itiraz etti
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 2 Kasım tarihli rapora ilişkin ek rapor talebinde bulunuldu.

Savcılık tarafından kurula gönderilen ek rapor talebi yazısında, raporda göğüs bölgesindeki ekimozun ölümden önceki 3 ila 14 günlük süreçte oluştuğunun değerlendirildiği, mikroskobik incelemede ise deri altı yağlı dokuda taze kanama tespit edildiğinin belirtildiği hatırlatıldı.

Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin içi · 640×320 px
(326) 214 86 49

Yazıda, "Taze kanama ile tarif edilen kanamanın ne kadarlık süreci kapsadığı, raporda 3-14 günlük olarak değerlendirilmesinde çelişki olup olmadığı ile maktulden alınan örneklerin imha edildiğine dair kurumun cevabı yazısı olmasına rağmen taze kanamanın nasıl tespit edildiğinin açıklanması" istendi.

Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

Ağır otoliz durumuna rağmen rapordaki değerlendirmelerin nasıl yapıldığının ayrıntılı açıklanması da yazıda talep edildi.

Savcılık, ağız ve burun kapama, boyna bası ve göğse bastırma yoluyla ölümün gerçekleştiğine ilişkin tıbbi delil bulunmadığı yönündeki değerlendirmeye ilişkin de ağız ve burun kapama eyleminde ağız içinde lezyon bulunmasının zorunlu olup olmadığının ve göğüsteki kanamaların travmatik delil niteliği taşıyıp taşımadığının açıklanmasını istedi.

Yazıda ayrıca, ölümün kesin olmamakla birlikte 6 Eylül 2016'da meydana gelmiş olabileceği yönündeki değerlendirme kapsamında, maktulün rahatsızlandığı ilk anda bulunması halinde acil tıbbi müdahalenin hayatta kalmasını sağlayıp sağlayamayacağının incelenmesi istendi.

Yazıda, "İhbarın geç yapılması nedeniyle maktule ait cesedin çürümesi sonucunda delil elde edilmesinin önüne geçilip geçilmeyeceğinin değerlendirilmesi" ve "dosyada maktüle ait tespit yapılmış herhangi bir tıbbi evrak bulunmamasına rağmen sonuç kısmında maktulün yüksek tansiyon ve kalp damar hastası olarak değerlendirilmesinin nasıl yapıldığının açıklanması" talep edildi.

Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

Savcılık, maktulün kanında tespit edilen metoprolol etken maddesinin hangi hastalık ve durumlarda kullanıldığının açıklanmasını da istedi.

Dosyadaki tüm belge ve bilgilerin yeniden incelenerek soruların yanıtlanması ve kesin ölüm sebebine ilişkin ek rapor düzenlenmesi talep edildi.

İlgili Haber Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin Adli Tıp raporu çıktı… Ölüm nedeni belli olduHaberi görüntüle

Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri

Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.

Kaynak: Hürriyet – haberin aslı
Bu haberi paylaşın
Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin sonu · 728×90 px

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Haberler